İnternet Filtresi Olmayan Çocuklar Suça Yönelme Riskiyle Karşı Karşıya
Trakya Üniversitesi’nden uzman uyarısı: Kontrolsüz internet kullanımı çocukları suça sürükleyebilir.
Giriş
Son yıllarda internetin, sosyal medyanın, dijital oyunların ve akıllı telefonların hayatın her alanına nüfuz etmesiyle birlikte, özellikle çocukların bu platformlara erişimi önemli bir sorun haline geldi. Trakya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Mertkan Gezgin, internet kullanımının filtrelenmediği çocukların suça yönelebilme riski taşıdığına dikkat çekti.
Doç. Dr. Deniz Mertkan Gezgin’den Uyarı
Doç. Gezgin, yaptığı açıklamada çocukların karar alma mekanizmalarının yaklaşık 18-19 yaşına kadar tam olarak gelişmediğini ve bu durumun onları daha dürtüsel davranışlara yönelttiğini belirtti. “İnternetteki bağımlılık yapıcı ve olumsuz içerikler çocukların psikolojisini olumsuz etkileyebiliyor. Bu durum akran zorbalığı ve şiddet davranışlarını tetikleyebiliyor,” dedi.
Sosyal Medyanın Etkisi
Sosyal medyanın gençler üzerindeki etkisinin giderek arttığını vurgulayan Gezgin, “Görünürlüğün artmasıyla olumsuz içerikler daha hızlı yayılmaya başladı. Üniversiteye yeni başlayan ve lise çağındaki gençler üzerinde yapılan çalışmalarda, sosyal medya ve dijital oyunların etkilerini net biçimde görebiliyoruz. Şiddet içeren oyunlar ve paylaşımlar çocukların ruh sağlığını olumsuz yönde etkiliyor,” şeklinde konuştu.
Ailelerin Sorumluluğu
Ailelerin internet ve oyun kullanımı konusunda gerekli filtrelemeleri yapmaması halinde çocukların bu içeriklerin etkisi altına girebileceğini belirten Gezgin, sürecin devam etmesi durumunda çocukların suça sürüklenmesinin mümkün olduğunu ifade etti. “Dijital oyunlar ve sosyal medya aracılığıyla statü sahibi olma isteği çocukları şiddete yöneltebiliyor,” dedi.
Uzman Önerileri
Gezgin, çocukların ve gençlerin özellikle 16 yaşına kadar interneti ve sosyal medyayı kontrollü ve filtreli şekilde kullanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, teknolojiden tamamen uzak kalınmasının da doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti. Ailelerin çocukların izlediği içerikleri takip etmesi ve teknoloji okuryazarlığı konusunda bilinçli olması gerektiğini ifade etti. “Kontrolsüz bırakıldığında çocuklar sağlıklı karar verecek durumda olmayabiliyor. Bu noktada ailelerin sorumluluk alması gerekiyor. Devletimizin bu yönde kamu spotları var,” dedi.
Dijital Bağımlılık ve Gerçek Hayatla Bağlantı
Bazı çocukların dijital oyunlara kendini kaptırarak gerçek hayatla bağının zayıfladığını dile getiren Gezgin, yüz yüze iletişimin yerini dijital iletişimin aldığını söyledi. Şiddetin oyun ve dijital içerikler yoluyla normalleşebildiğini belirterek, “Küçük yaşlarda oyunlar üzerinden para ve statü kazanma ilerleyen dönemlerde suça ve çeteleşmeye zemin hazırlayabiliyor. Ailelerin çocuklarını eğitici, geliştirici ve dil öğretici oyunlara ve programlara yönlendirmesi gerekiyor. Bu alanda en büyük sorumluluk aileye düşüyor,” dedi.
- Çocukların karar alma mekanizmalarının tam olarak gelişmesi 18-19 yaşını bulur.
- Sosyal medya ve dijital oyunlar çocukların psikolojisini olumsuz etkileyebilir.
- Ailelerin internet ve oyun kullanımı konusunda filtreleme yapması önemlidir.
- Çocukların özellikle 16 yaşına kadar internet kullanımının kontrollü olması gerekir.
- Dijital oyunlar ve sosyal medya aracılığıyla statü elde etme isteği şiddete yöneltebilir.
Gezgin, ailelerin, okulun, eğitim ortamının ve kişisel özelliklerin çocukların yönelimlerinde belirleyici olduğunu vurgulayarak, sağlam bir aile yapısı, iyi bir eğitim ve güçlü bir devlet politikasıyla olumlu sonuçlar elde edilebileceğini sözlerine ekledi.


