İran’da 47 Yıl Sonraki Protestolar: Rejim Değişimi Bekleniyor mu?

İran’da Halk Sokaklarda: 1979 Devrimiyle Paralellikler

İran’da 28 Aralık 2025’te başlayan ve hızla 31 eyalete yayılan protestolar, ülkeyi derinden sarstı. Ekonomik sıkıntılarla başlayan öfke, giderek rejim değişikliği taleplerine dönüşüyor. Bu durum, 1979’daki devrimle benzerlikler taşısa da, günümüzdeki dinamikler farklı bir tablo çiziyor.

1979 Devrimi ve Günümüz Protestoları: Benzerlikler ve Farklılıklar

1978’de başlayan ve 1979’da Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin devrilmesiyle sonuçlanan gösteriler, İran’ın siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştu. Mevcut protestolar da benzer bir ruhu taşısa da, dış etkenler ve protestocuların talepleri açısından önemli farklılıklar barındırıyor. 1979’daki devrim, dış desteğin olmadığı bir isyan olarak kabul edilirken, günümüzdeki protestolar yoğun dış destekle karşılaşıyor.

ABD ve Trump’ın Rolü: Tehdit ve Kırılmalar

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik tehditleri ve İsrail ile yaşanan gerilimler, protestoculara umut verirken, aynı zamanda derin kırılmalara da yol açıyor. Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi’nin ABD’den liderlik etmeye çalışması ve Avrupalı temsilcilerle görüşmesi, Trump’ın Rıza Pehlevi ile görüşmeyi reddetmesiyle sonuçlanmış bir durum ortaya çıkmış durumda. Bu durum, protestocular arasında hayal kırıklığı yaratırken, rejimin de savunmacı bir tutum benimemesine neden oluyor.

Ekonomik Sıkıntılar ve Z Kuşağının Hayal Kırıklığı

Çöken ekonomi, kötü yönetim ve ülke kaynaklarının ideolojik amaçlar için harcanması, özellikle Z kuşağında büyük bir hayal kırıklığına yol açmış durumda. Bu durum, protestoların şiddetini ve yaygınlığını artırıyor. Protestocuların talepleri, başlangıçta sosyo-ekonomik taleplerle sınırlı kalmış olsa da, zamanla rejimin devrilmesi yönünde yoğunlaşmış durumda.

Olası Senaryolar: Ani Patlama mı, Reform mu?

Uzmanlar, İran’daki mevcut durumun ya ani ve öngörülemeyen bir patlamayla, ya da tedrici bir içsel reformla değişebileceğini belirtiyor. Ancak, rejim karşıtları ve rejimin destekçileri arasındaki derin ayrılıklar, bu senaryoların gerçekleşmesini zorlaştırıyor. Dış aktörlerin (ABD, Avrupa, Rusya, Çin, Türkiye ve Suudi Arabistan) rolü de bu sürecin seyrini etkileyebilir.

Batı’nın Yaklaşımı: Kontrol ve Terbiye mi, Değişim mi?

Avrupa ve ABD’nin İran’ı kontrol altına alıp yönetmek ve “terbiye etmek” gibi bir yaklaşım sergilediği belirtiliyor. Bu durum, İran’daki değişimi isteyenlerin beklentilerini karşılamamakta ve protestoların şiddetlenmesine katkıda bulunuyor. Protestocuların örgütlenme ve liderlikten yoksunluğu ise rejimin gücünü korumasında önemli bir faktör olarak görülüyor.

  • 1979 Devrimi: Şah’ın devrilmesiyle sonuçlanan gösteriler.
  • 2009 Yeşil Devrim: Kanla bastırılan protestolar.
  • 2022 Mahsa Amini İsyanı: Rejime karşı halkın tepkisini gösteren olaylar.
  • Şah’ın Oğlu Rıza Pehlevi: ABD’den liderlik etmeye çalışan isim.
  • Donald Trump: İran’a yönelik sert açıklamalarıyla dikkat çeken ABD Başkanı.

İran’daki asıl mesele, dış aktörlerin ve iç dinamiklerin karmaşık etkileşimiyle şekilleniyor. Gelecek, rejimin nasıl bir yol izleyeceğini ve İran halkının beklentilerinin nasıl karşılanacağını gösterecek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir