İş Piyasası 2011’den Beri En Zayıf Seviyede: Hadi, Nerede İş Bulacağım? Sorusu Yükseliyor
İş Piyasası 2011’den Beri En Zayıf Seviyede: “Hadi, Nerede İş Bulacağım?” Sorusu Yükseliyor
ABD’de İş Piyasası Zayıflığı Devam Ediyor
Bank of America (BofA) analistleri, ABD’deki iş piyasasının 2011’den beri en zayıf seviyede olduğunu belirterek, ekonominin beklenmedik bir durumla karşı karşıya kalabileceği konusunda uyardı. Piyasalar 2026 için güçlü bir büyüme beklerken, işe alımlar yavaşlıyor ve işsizlik artıyor. Bu durum, özellikle yeni nesil arasında “Hadi, nerede iş bulacağım?” sorusunu gündeme getiriyor.
BofA’nın Uyarısı ve “Stoner Komedi” Benzetmesi
BofA’nın “Situation Room” notunda, 2026’da güçlü bir ekonomik performans beklentisi olmasına rağmen, işe alımlarda ciddi bir yavaşlama olduğu vurgulandı. Analistler, durumun ciddiyetini göstermek için Ashton Kutcher ve Seann William Scott’ın başrollerini paylaştığı, 25 yıl önce çekilmiş bir komedi filminin sahnelerinden göndermeler yaptı. Bu benzetme, iş arayanların yaşadığı hayal kırıklığını ve çaresizliği ifade ediyor.
Zayıf İş Piyasasının Riskleri
BofA analistleri Yuri Seliger ve Sohyun Marie Lee, Ekim ve Kasım aylarındaki çift çeyrek işgücü raporlarını değerlendirerek, iş piyasasında bir toparlanma eksikliği ve yavaşlayan ABD ekonomisinin 2026 için önemli riskler oluşturduğunu belirtti. Son altı ayda ortalama aylık işe alım sayısı sadece 17.000’e düşerek, küresel finansal krizden bu yana en düşük iş yaratma hızına ulaşıldı. Özel sektördeki işe alımların durumu da 44.000 ile son on yılda en zayıf seviyede seyrediyor. İşsizlik oranı (U-6) %8,7’ye yükselirken, iş arayan başına düşen açık pozisyon sayısı 1,0’a gerileyerek 2017’den bu yana en düşük seviyeyi gösterdi.
Ekonomik Büyüme ve İşsizlik Çelişkisi
Yatırımcıların hala 2026’da güçlü bir ekonomik genişlemeye bahis yaptığına işaret ederken, kredi spreadlerinin döngüsel olarak düşük seviyelerde ve hisse senetlerinin rekor yükseklerde seyretmesi dikkat çekti. Ancak, güçlü bir ABD ekonomisi ile işsizliğin olmaması birbiriyle çelişebilir ve bu durum, piyasa beklentileri için risk oluşturabilir. Üçüncü çeyrekteki beklenmedik derecede güçlü GSYH verisi, bu argümanı daha da güçlendirdi.
K-Şekilli Büyüme ve İşsizlik
GSYİH’deki büyüme oranı %4,3’lük bir yıllık artışla dikkat çekici bir seviyede gerçekleşirken, gerçek kişi gelirleri sıfır büyüme gösterdi. Bu durum, hane halklarının tasarruflara, kredi kullanmaya ve maliyetleri düşürmeye başvurarak harcamalarını sürdürmek zorunda kaldığını gösterdi. KPMG Baş Ekonomisti Diane Swonk, bu durumu “K-şekilli” bir ekonomi olarak tanımladı. Zengin hanelerin hisse senedi piyasalarındaki yükseliş, yüksek konut değerleri ve yapay zeka destekli şirket kârlarından faydalandığını belirtirken, düşük ve orta gelirli ailelerin ise uygun fiyat baskıları ve durgun kalan gelirlerle mücadele ettiğini ifade etti.
Şirketlerin “Daha Az İnsanla Daha Fazla Üretme” Stratejisi
Şirketlerin, talebi karşılamak için işe alım yapmadan daha fazla çıktı elde etmeye çalıştığını belirten Swonk, “Şu anda gördüğümüz verimlilik artışlarının çoğu, şirketlerin işe alım yapmaktan kaçınarak daha az insanla daha fazla iş yapmaya çalışmasının bir sonucu” şeklinde konuştu. Goldman Sachs ekonomistleri de benzer şekilde, sağlık sektörü dışındaki birçok sektörde net iş yaratımının zayıfladığına, sıfıra yaklaştığına veya negatif hale geldiğine dikkat çekti. Şirketlerin işgücü maliyetlerini azaltmak için yapay zekayı kullanma eğiliminin uzun süreli bir olumsuz etki yaratabileceği uyarısı yapıldı.
Demografik Değişiklikler ve İşgücü Arzı
Apollo’nun Torsten Slok, demografik değişikliklerin artık belirgin hale geldiğini belirtti. 2007’de yaklaşık 37 milyon olan 18 yaşından küçük çocuğu olan aile sayısının 2024 itibarıyla yaklaşık 33 milyon seviyesine gerilediğini vurguladı. Bu durum, doğum oranlarındaki düşüş ve yaşlanan nüfusun bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Genel nüfus artışı devam etmesine rağmen, işgücü arzı üzerindeki etkileri sınırlı olabilir.
Haberin Diğer Kareleri



