İş Yerine Bağlılık: Araştırmalar, Kalmak İçin Beklemenin Pişmanlığa Yol Açtığını Gösteriyor

Kariyerde Pişmanlıkların Başında İşten Uzaklaşmamak

Sevmediğiniz bir işte kalmanın sonuçları hakkında bir uyarı: Yeni araştırmalar, işten ayrılmak yerine kalmanın istatistiksel olarak daha fazla pişmanlığa yol açtığını gösteriyor. Resume Now tarafından yapılan araştırmaya göre, çalışanların yaklaşık %60’ı kariyerlerindeki en büyük pişmanlıklarını, kötü bir işte çok uzun süre kalmak olarak belirtiyor. Çoğu çalışan, ayrılmanın yanlış bir karar olup olmayacağı konusunda endişelenirken, veriler aslında yeterince hızlı ayrılmamanın sonuçları olduğunu ortaya koyuyor. Hatta çalışanların sadece %38’i işten ayrılmayı pişmanlık olarak görüyor.

İşten Ayrılmaktan Çok, Kalmaktan Pişmanlık

Çalışanlar, işlerine sıkı sıkıya bağlılıklarını daha önce kendilerini savunmamak, terfi istememek ve üniversite diploması almamak gibi durumların üstünde görüyor. Buna rağmen bu durum giderek yaygınlaşıyor. Çalışanlar, en az 2027 yılına kadar mevcut işlerine bağlı kalmayı planlıyorlar – ancak bu durum tam olarak ne anlama geliyor?

“İş Bağlılığı”: Yeni Bir Tanım

“İş bağlılığı”, güvenlik endişesi nedeniyle, mutsuz, ilgisiz veya ayrılmak istese bile mevcut işlerine sıkı sıkıya bağlı kalan çalışanlar için kullanılan yeni bir terim. Bu, rolü sevmekten ziyade, ayrılmanın sonuçlarından korkmakla ilgili.

Ekonomik Belirsizlik ve İşten Çıkarma Korkusu

Teknoloji liderlerinin çalışanları yapay zeka tarafından yerlerinin alınabileceği konusunda uyararak bu durumu körüklemesi ve işverenlerin geçen yıl 1.2 milyon işten çıkarma yapması, ekonomik belirsizlik, yavaş iş yaratımı, işten çıkarmalar ve yapay zeka nedeniyle yaşanan kaygılarla birleşerek, çalışanların mevcut işlerine hayatları pahasına bağlı kalmasına neden oluyor. Örneğin, Monster adlı işe yerleştirme şirketi, geçen yılın sonunda çalışanların %75’inin en az 2027 yılına kadar mevcut işlerinde kalmayı planladığını bildirdi.

Beklemenin Bedeli: Tükenmişlik ve Öfke

Bu ekonomik ortamda işten ayrılmak büyük bir maaş artışı sağlamayabilir, ancak araştırmalar bunun çalışanları daha mutlu edeceğini gösteriyor. Glassdoor tarafından yapılan ayrı bir araştırma da çalışanların %65’inin mevcut pozisyonlarında sıkışmış hissettiklerini, özellikle de işten çıkarmaların en çok yaşandığı teknoloji sektöründe bu oranın %73’e yükseldiğini ortaya koydu. Ancak işinde kalmak, birçok çalışan için kendini soyutlanmış, hapsolmuş ve öfkeli hissetmelerine neden oldu – zihinsel olarak ayrıldığınız bir işte kalmak, tükenmişliği tetikleyebilir.

Kariyer Koçu Dr. Kyle Elliott’tan Uyarı

Kariyer koçu Dr. Kyle Elliott, sevmediğiniz bir işte kalmanın zihinsel sağlığınızı olumsuz etkileyebileceğini ve bunun da kariyeriniz üzerinde olumsuz bir etki yaratabileceğini belirtiyor. Tükenmişliğe yol açabilir, bu da performansınızı düşürebilir. İşten ayrılmak yerine, işten çıkarılmakla karşı karşıya kalmaktansa kendi şartlarınızla ayrılmak daha iyidir. Düzenli olarak işten ayrılıp ayrılmamak konusunda kendinize soruyorsanız, bu yeni bir şeyler aramanız gerektiğinin bir işaretidir diyor.

“Sessiz İstifa” Trendinin Yükselişi

Glassdoor’un baş ekonomisti Daniel Zhao, çalışanların sıkışmış hissetmeleri nedeniyle “sessiz istifa” gibi trendlerin yükselişinin tesadüf olmadığını belirtiyor. Çalışanlar sıkışık hissettikçe, bastırılmış öfke yüzeye çıkar ve çalışanların işten uzaklaşması artıyor. Sonuç olarak, en çok kendinizden öfke duyabilirsiniz; Resume Now anketinde, herkesin kariyer pişmanlıkları, harekete geçmemekle ilgili.

Gelecek İçin İnovasyon Zirvesi

Fortune Workplace Innovation Summit’e 19-20 Mayıs 2026 tarihlerinde Atlanta’da katılın. İş yerinin geleceğini yeniden tanımlayan iş yeri inovasyonunun yeni çağı burada. Bu özel ve yüksek enerjili etkinlikte, yapay zeka, insanlık ve stratejinin nasıl birleştiği ve iş gücünün geleceğini yeniden tanımladığı konusunda dünyanın en yenilikçi liderleri bir araya gelecek. Şimdi kaydolun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir