JPMorgan Chase CEO’su Dimon: ABD’nin 38 Trilyon Dolarlık Borcu Kaçınılmaz Olarak Etki Edecek

Ekonomik Beklentiler

Dimon, işgücü piyasasının yumuşadığını ancak koşulların kötüleşmediğini ifade etti. Tüketicilerin harcamalarında direnç gösterdiği ve işletmelerin genel olarak sağlıklı olduğu belirtildi. Ayrıca, “One Big Beautiful Bill”den kaynaklanan teşviklerin olumlu etkileri ve genel olarak yürürlüğe konulan düzenlemelerin de sermayeyi yeniden tahsis etme imkanı sağladığını vurguladı.

Jeopolitik Riskler ve Borç Yükü

Jamie Dimon, kısa vadeli ekonomik görünümün olumlu olduğunu belirtirken, jeopolitik risklerin ve büyük borçların makroekonomik tablo üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu vurguladı. Dimon, “Borçlanmaya sonsuza kadar devam edemezsiniz. Bu kaçınılmaz olarak bir etki yaratacaktır.” şeklinde konuştu.

Borç Faiz Ödemeleri ve Bütçe Açığı

ABD’nin 2025’in son üç ayında borç faiz ödemeleri için 276 milyar dolar harcadığı belirtildi. Congressional Budget Office’in (CBO) yayınladığı son bütçe incelemesinde, 2026 mali yılının ilk çeyreğinde (Ekim-Aralık) 601 milyar dolarlık bir açık olduğu, bunun da geçen yılın aynı dönemine göre 110 milyar dolar daha az olduğu kaydedildi. Ancak, Committee for a Responsible Federal Budget Başkanı Maya MacGuineas, ABD hükümetinin 2026 yılında 2 trilyon dolarlık bir açıkla karşı karşıya kalma yolunda ilerlediğini belirtti.

Bütçe Anlaşmazlığı ve Finansman

Hükümetin, 2026 mali yılının geri kalanının finansmanı için henüz tam olarak fonlanmadığı ve iki haftadan daha kısa bir süre içinde yeni bir finansman son tarihinin olduğu vurgulandı. Yasama organlarının, borç yükünü artırmaktan kaçınacak, ayrılmış harcamalar üzerindeki sınırları yeniden tesis edecek ve geçen mali yıldan itibaren sabit finansmanı sürdürecek bir bütçe anlaşmasına varması gerektiği ifade edildi.

Döviz Kurunun Etkisi ve Çözüm Yolları

Jamie Dimon, “Elinizde olan dünya ile çalışmak zorundasınız, istediğiniz dünya ile değil.” şeklinde bir yorum yaparak, ekonomik sonuçları tahmin etmek yerine müşterilerine hizmet etmeye odaklandığını belirtti. Potansiyel bir borç krizinden çıkış yollarından biri, merkez bankasının daha fazla para basması olabilir. Ancak bu durum enflasyonist veya hiperenflasyonist etkilere yol açabilir. Ayrıca, borç alıcıları, elde ettikleri getirilerin değerinin azaldığını düşünerek daha yüksek faiz ödemeleri talep edebilir.

ABD Borcunun Sahipleri

ABD borcunun en büyük sahibi Federal Rezerv Sistemi olup, Mart 2025 itibarıyla 4,5 trilyon dolar tutarında borca sahip. Eyalet ve yerel yönetimler 1,7 trilyon dolar, karşılıklı fonlar ise 4,4 trilyon dolar tutarında borç sahibi. Jeopolitik gerilimlerin yükselmesi durumunda, yabancı hükümetlerin merkez bankalarını ABD borcunu protesto amacıyla elden çıkarması gibi durumlar da bir risk oluşturmaktadır. Bu durum doların değerini düşürebilir, enflasyona yol açabilir ve ABD borcunun faiz getirisini yükseltebilir.

  • Japonya: 1,1 trilyon dolar
  • Çin: 779 milyar dolar
  • Birleşik Krallık: 765 milyar dolar

Çin’in ABD Hazine tahvillerini satın alması, Japonya’nınkinden daha fazla azalmıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir