Kalın Bağırsak Kanseri: Yetersiz D Vitamini Risk Faktörü
Kalın bağırsak kanserinin, 50 yaş üzerinde erkeklerde görülmekle birlikte son zamanlarda genç yaş grubunda ve de kadınlarda görülme sıklığının gittikçe artmaya başladığına dikkat çeken Gastroenteroloji Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Orhan Uzun, risk faktörlerini şöyle sıraladı: Yüksek miktarda kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri tüketimi, şekerli içecekler, obezite, alkol tüketimi, sigara içimi, yetersiz D vitamin alımı inflamatuar bağırsak hastalıkları, tip 2 diyabet hastalığı.
Kalın Bağırsak Kanserinin Oluşumu
Kalın bağırsak, ‘ileoçekal valv’ denilen ince bağırsak bitiminden sonra başlayan ve anüse kadar devam eden, yaklaşık 150 cm uzunluğunda içi boş tubuler (boru veya kanal biçiminde) yapıda bir organdır. Kalın bağırsak kanseri genellikle bu tubuler yapının iç yüzünü kaplayan epitel dediğimiz dokunun normal olmayan bir şekilde çoğalması ve büyümesi sonucu ortaya çıkan hastalıklı yapılardır.
Polip Denilen Erken Dönemde Tanıyla Hastalık Önlenemez
Kalın bağırsak kanserinin diğer organ kanserlerinde olduğu gibi çok fazla belirti vermeden, ileri evlerde karşımıza çıkan bir hastalık olduğunu söyleyen Doç. Dr. Uzun, 50 yaş üzeri şikayeti olmayan veya yukarıda açıklanan belirtileri olan kişilerde hastalığın polip döneminde yada erken evresinde teşhis konulması sağlanır. Böylece hastalığın önlenmesi veya erken evrede tedavi edilmesi sağlanmış olunur.
Risk Faktörlerine Dikkat Edilmeli
Doç. Dr. Uzun, risk faktörlerini şöyle sıraladı: Yüksek miktarda kırmızı et ve işlenmiş et ürünleri tüketimi, şekerli içecekler, obezite, alkol tüketimi, sigara içimi, yetersiz D vitamin alımı inflamatuar bağırsak hastalıkları, tip 2 diyabet hastalığı.
- Kronik kabızlık, bağırsak tembelliği, hemoroidal hastalıklar, fissür gibi semptom ve hastalıklar kalın bağırsak kanser gelişimi üzerine birer risk faktörü oluşturmazlar.
- Son zamanlarda ortaya çıkan gayta alışkanlığında ve şeklinde değişiklikler, tam dışkılama boşaltım eksikliği hissetme, dışkılama ile birlikte veya dışkılamadan bağımsız rektal kanama, açıklanamayan kansızlık ve de bağırsağın tam tıkanması durumunda ortaya çıkan gaz ve gayta yapamama, bulantı, kusma gibi şikayetlerde bu hastalıktan şüphelenmek gerekir.
Doç. Dr. Uzun, Kalın bağırsak kanserinin önlenmesi için erken teşhisin önemine dikkat çekti. Erken evre denilen ve sadece tümörün bağırsağın tam tıkanması durumunda ortaya çıkan gaz ve gayta yapamama, bulantı, kusma gibi şikayetlerde bu hastalıktan şüphelenmek gerekir.
Herhangi bir şikayeti olmayan hastada tarama programı 50 yaş sonrası yıllık immun kimyasal fekal gizli kan testi, 5 yılda bir fleksibl rektosigmoidoskopi ve 10 yılda bir tam kolonoskopi yapılması önerilmektedir. Ailesel kolon kanseri öyküsü olan bireylerde ise ilk kanser tanısı yaşından 10 yıl önce tam kolonoskopi yapılması ve daha sonraki planlamaları yapmak gerekmektedir.
Uzun, inflamatuar bağırsak hastalığı olan bireylerde ise hastalık tanısından 8-10 yıl sonra tam kolonoskopi yapılması gerektiği ve hastalık durumuna göre sonraki kolonoskopi planlaması yapılması gerektiğini belirtti.
Kalın bağırsak kanseri, önlenebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Doç. Uzun, tedavide yapılması gerekenler hakkında şunları söyledi: Kanserin öncüsü olan poliplerin çıkarılması durumunda kanser gelişiminin önüne geçilmiş olunur.
Böylece hastalığın önlenmesi veya erken evrede tedavi edilmesi sağlanmış olunur.

