Luc Besson’un Dracula: Aşk Hikayesi Eğlenceli mi, İyi mi?
“Dracula: Aşk Hikayesi“, “Nosferatu” Kadar İyi mi? Eğlenceli mi? Kesinlikle!
Brandon Zachary’nin kaleme aldığı yeni bir analizde, Luc Besson‘un yönettiği “Dracula: Aşk Hikayesi” filminin, “Nosferatu” kadar iyi olmasa da, alışılmadık ve komik unsurlarıyla izleyicilere keyifli bir deneyim sunduğu belirtildi. Film, gotik bir aşk hikayesi olarak beklentileri karşılamasa da, beklenmedik komedi anlarıyla dikkat çekiyor.
Filmin Kamp Yönü En İyi Özelliği
Luc Besson’ın “Dracula: Aşk Hikayesi” filmi, alışılmadık bir yapıma sahip. Francis Ford Coppola’nın “Bram Stoker’ın Dracula”sındaki gotik romantizm revizyonlarına benzer şekilde, ölümsüz canavar ile yeniden doğan aşkı arasındaki trajik aşk hikayesine odaklanıyor. İnsanlığını feda etmenin bedeli ve imanın gücü gibi temalar işleniyor. Ancak, film bu temaları tam olarak yansıtamıyor ve yerine absürt bir komediye dönüşüyor.
Filmin Komik Unsurları
Filmin komik unsurları arasında şunlar yer alıyor:
- Dracula’nın zihin kontrolü sağlayan parfümle kalabalıkları senkronize danslara zorlaması
- Dracula’nın evine hizmet eden gargoyle beslemesi
- Jonathan Harker’ın, yüzlerce yıldır yapılan uyarlamalarda gördüğümüzden daha “aptal” bir hali
- Dracula ve Elisabeta’nın romantik akşam yemeklerinin doğaçlama oyunlarla geçmesi
- Karanlığın Prensi’nin Jonathan’ın doğaüstü yeteneklerini fark edememesi nedeniyle hayal kırıklığına uğraması
Bu özellikler, filmin romantik ve komik tonu arasında gidip gelirken, beklenmedik komedi anları yaratıyor.
“Nosferatu” ile Karşılaştırma
En belirgin karşılaştırma noktası, 2024 yapımı “Nosferatu” filmi. “Nosferatu”, orijinalin Alman dışavurumculuğuna odaklanarak, dramı tamamen ciddiyetle ele alıyor ve gerçekten ürkütücü bir etki yaratıyor. Ancak, bu karanlık yaklaşım ve ciddi performanslar nedeniyle izlenmesi zor olabilir.
Oyuncu Performansları
Christoph Waltz’ın canlandırdığı isimsiz Rahip karakteri, Van Helsing’in yerini alıyor ve filmin tonuna uygun olarak, hem duygusal otantikliği hem de kamp bilincini yansıtan bir performans sergiliyor. “Oyuncular, karakterlerini duygusal otantiklik ve kamp bilinciyle birleştirerek canlandırıyorlar,” deniliyor.
“Dracula: Aşk Hikayesi”, “Nosferatu” kadar iyi bir film olmasa da, alışılmadık yapısıyla izleyicileri cezbediyor. Morbid meraklıları için kesinlikle tavsiye edilebilir bir film.
Haberin Diğer Kareleri





