Mart-Nisan Enflasyonu Kritik: Ekonomideki Son Gelişmeler ve Beklentiler
Yüksek Enflasyonla Başlayan 2026 ve Kritik Mart-Nisan Verileri
2026 yılına yüksek bir enflasyonla başlanırken, Merkez Bankası’nın yılsonu enflasyon hedefi olan yüzde 19’un tutturulması için politika yapıcıların yoğun çaba göstermesi gerekiyor. Ocak ayında açıklanan enflasyon verisi, bu hedefin gerçekleşme ihtimalini zayıflatmış olsa da mart ve nisan aylarındaki enflasyon rakamlarının düşük gelmesi kritik önem taşıyor.
Ocak ayı enflasyonu yüzde 4.8 olarak açıklanırken, bu oranın iktisadi değişkenlerle izah edilmesinin güç olduğu vurgulanıyor. Asgari ücret artışları, döviz kurları, küresel hammadde fiyatları gibi faktörler dikkate alındığında, bu oranın yüksek olduğu belirtiliyor. Bu durum, fiyatlama davranışlarının henüz tam olarak normalleşmediğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Ramazan Etkisi ve Şubat Enflasyonu
Ramazan ayı yaklaşırken, şirketlerin yeni yıl ve Ramazan zamlarını birleştirerek etiketlere yansıtması bekleniyor. Ramazan ayının gıda grubunda fiyatları yükseltme dönemi olarak görülmesi üzücü ve düşündürücü. Kültürel kodlar Ramazan’da tam tersi bir etki öngörürken, gerçeklik farklı bir tablo çiziyor. Ramazan etkisinin sürmesiyle şubat enflasyonunun da yüksek gerçekleşmesi bekleniyor. Ancak sonraki aylarda fiyat artış hızının yavaşlaması öngörülüyor.
Enflasyon Hesaplama Yöntemindeki Değişiklik ve Etkileri
Uluslararası standartlarla uyum çalışmaları kapsamında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), enflasyon hesaplamasında kullanılan mal ve hizmetlerin ağırlıklarını belirleme yöntemini değiştirdi. Temel malların payı düşürülürken, hizmet kalemlerinin ağırlığı arttırıldı. Bu durum, ekonomik gelişim sürecinin doğal bir akışıyla uyumlu. Milli gelir arttıkça hizmet talebi de artıyor. Bu ağırlıklardaki değişikliğin enflasyon oranına yansıması kaçınılmaz. Merkez Bankası ekonomistlerinin hesaplamalarına göre, hizmetlerin ağırlığının yükselmesi 2025’e kıyasla yıllık enflasyonu bir puan yukarı çekebilir.
İmalat Sanayiinde Son Durum ve PMI Verileri
2025 yılı imalat sanayii için zorlu bir yıl olmuştu. Sektör, yılın ilk çeyreğinde daralma yaşamış, sonrasında sınırlı bir toparlanma görülmüştü. İmalat sanayiinde istihdam rakamları genel eğilimin aksine düşüş göstermişti. Artan finansman maliyetleri sektörü olumsuz etkilemişti. Faizlerin düşüşe geçmesi ve Avrupa piyasasında gözlenen kısmi toparlanma, imalat sanayiine umut vermişti. 2026’nın ilk açıklanacak İSO İmalat Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verileri merakla bekleniyordu.
PMI Sonuçları ve Sektör Performansı
PMI verileri karışık bir tablo ortaya koyuyor. İç talep koşulları zayıf seyrediyor ve yeni ihracat siparişlerinde belirgin bir toparlanma görülmüyor. Girdi maliyetleri ocak ayında artış kaydetmiş ve firmalar metaller başta olmak üzere hammadde maliyetlerinin yükseldiğini belirtiyor. Bu maliyet artışlarının müşterilere yansıtılmasıyla fiyat etiketleri son 21 ayın en hızlı artışını yaşamış.
Olumlu Haberler ve Üretim Artışı
Endeksi oluşturan 10 sektörden beşinin ocak ayında üretim hacmini artırdığı görülüyor. Bu durum, üretim artışı yaşayan sektör sayısını Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkarıyor. Tekstil sektörü de dahil olmak üzere dört sektörün genel endeks değeri, iktisadi canlılık için eşik değer olan 50’nin üzerinde. Üretimdeki bu toparlanma, imalat sanayi için en kötüsünün geride kalmış olabileceğine dair sinyaller veriyor.
- Ocak ayı enflasyonu: %4.8
- Merkez Bankası’nın yılsonu enflasyon hedefi: %19
- Ramazan ayı etkisiyle şubat enflasyonunda yükseliş bekleniyor
- Hizmetlerin ağırlığının artması enflasyonu etkileyebilir
- İmalat sanayiinde üretim artışı görülüyor
Ekonominin genel durumu ve enflasyonla mücadeledeki başarı, mart ve nisan aylarındaki enflasyon rakamlarına bağlı olacak. Politika yapıcıların dikkatli ve kararlı adımlar atması, hedefin tutturulması için kritik önem taşıyor.
Haberin Diğer Kareleri




