Mormon Eşlerin Gizli Hayatları Yıldızlarının İnanç Durumları Ortaya Çıktı
“Mormon Eşlerin Gizli Hayatları” Yıldızlarının İnanç Durumları Ortaya Çıktı
Popüler “Mormon Eşlerin Gizli Hayatları” Dizisinin Oyuncularının İnanç Yolları Farklı
Hulu’da yayınlanan ve son zamanlarda büyük ilgi gören “Mormon Eşlerin Gizli Hayatları” dizisi, MomTok etkileyicilerinin sıra dışı yaşam tarzlarını konu alıyor. Ancak dizinin adından da anlaşılacağı gibi, tüm oyuncular aynı inanç yolunu takip etmiyorlar. Mormon inancına mensup olan kişiler, genellikle Katolik-Mormon Kilisesi (LDS) kurallarına sıkı bir şekilde bağlıdırlar. Dizi, geleneksel cinsiyet rollerine meydan okuyan etkileyicilerin deneyimlerini gözler önüne seriyor.
Taylor Frankie Paul: İnançla Mesafeli Bir İlişki
Taylor Frankie Paul, dizinin ilk sezonunda inancıyla yeniden bağ kurmak istediğini belirtmişti. “Her zaman ona sevgi ve saygım olacak. Bazen ailemle birlikte gitmeye devam edeceğim… Ancak benim için artık ondan uzaklaşmanın vakti geldi,” şeklinde bir Instagram paylaşımıyla durumu açıklamıştı. Taylor, Tanrı’ya, İncil’e ve ilahi güce olan inancını sürdürdüğünü ancak ibadethanede değil de evde bile olsa sevgi göreceğine inanıyor.
Demi Engemann: Kişisel Bir İnanç Arayışı
Annesi Kilise üyesi, babası ise olmayan bir aileden gelen Demi Engemann, inançla ilgili farklı deneyimler yaşamış. “Bu çok keskin bir zıtlıktı, bu yüzden inanç konusu benim için çok ilginç ve çekiciydi,” demişti. Demi, ailesinin Pazar günkü ibadetlere katılmasına karşı gelmiş ve daha özgür ruhlu olmayı tercih etmiş. Şu anda Demi, dini uygulamalardan uzaklaşarak Tanrı ile kişisel bir ilişki kurmaya odaklanmış durumda.
Jennifer Affleck: Geçmişle Yüzleşme ve İnanç
Kilise büyüdüğü ortamdan gelen Jennifer Affleck, grubun en dindar üyesi olduğunu belirtiyor. “Kişisel arkadaş çevremde ben en çılgın olanım,” demişti. Gençlik yıllarında kiliseye karşı gelmiş, alkol almış ve evlenmeden önce cinsel ilişki yaşamış. Bu deneyimlerin kendisi için önemli olduğunu ve kendi yolunu bulmasına yardımcı olduğunu söylemiş. “Bu benim daha iyi bir insan olmamı sağlıyor ve beni mutlu ediyor,” diye eklemiştir.
Jessi Draper: Kilise Dışı Bir Yaşam
Jessi Draper, kiliseyle herhangi bir bağlantısı olmadığını belirtiyor ve kendisini ekip içindeki “ası” olarak tanımlıyor. “Mormon ölçeğinde ben 10’un sıfırıyım,” diyerek durumu özetlemiş. Babasının Mormon olmaması ve annesinin olması nedeniyle farklı bir dünya görüşüne sahip olduğunu ifade ediyor.
Layla Taylor: Günlük Bir İnanç Yolculuğu
İnanca dönen Layla Taylor, çok aktif olmadığını belirtiyor. “Kilise’ye mümkün olduğunca gitmeye çalışıyorum, ancak evlenmeden önce cinsel ilişki yaşadım ve ara sıra içki içerim,” demişti. İlişkinin Tanrı ile kişisel bir bağ kurmakla ilgili olduğunu vurguluyor. Layla daha önce boşanmış ve yeni bir erkek arkadaşı olmuştu; bu kişi de aktif bir Mormon’du, ancak ikili kısa süre sonra ayrılmıştır.
Mayci Neeley: İnanç ve Topluluk
Mayci Neeley ise Kilise’de aktif rol alıyor ve çocuklara yönelik dersler veriyor. “Tapınak tavsiye sahibiyim, bu da tapınağa girecek kadar erdemli olduğum anlamına geliyor,” demişti. Tapınağa girmek için erdemli olmak gerektiğine inanıyor.
“Mormon Eşlerin Gizli Hayatları” dizisi, oyuncuların farklı inanç yolları ve kişisel deneyimleri hakkında ilginç bir bakış açısı sunuyor.

