Natalie Portman’ın Annihilation Filmi, Yıldız Savaşlarını Aştı
Natalie Portman‘ın Bilim Kurgu Kariyerinde Dönüm Noktası: “Annihilation“
Oyuncuların kariyerlerini genellikle bir bilim kurgu filminde önemli bir rol oynamalarıyla tanımlanır. George Lucas’ın “uzak, çok uzak” galaksisinin kültürel etkisi o kadar büyük ki, aynı türde başka bir filmle benzer başarıya ulaşmak neredeyse imkansızdır. Harrison Ford, Rick Deckard ve Han Solo gibi ikonik karakterlerle bu kuralın istisnasıdır. Natalie Portman ise, Senatör Amidala rolüyle “Yıldız Savaşları” evreninin çehresini değiştirdi. 1999’da genç bir yüz olarak franchise’a katılan Portman, 1999’dan 2005’e kadar tüm üç “Yıldız Savaşları” öncül filminde rol aldı. Kariyeri, bilim kurgudan uzaklaşarak yükselişe geçti. “Black Swan” ve “V for Vendetta” gibi filmlerdeki etkileyici performanslarıyla tanındıktan sonra, daha sonra Marvel Sinematik Evreni’nde (MCU) Jane Foster olarak yer aldı. Neredeyse iki on yıl sonra, 2018’de bilim kurguya geri döndü ve bu dönüşü, “Yıldız Savaşları” öncül filmlerini geride bıraktı.
“Annihilation”: Göz Alıcı Bir Bilim Kurgu Deneyimi
Bilim kurgunun temel unsurlarından biri, izleyicinin gerçekliğini genişletmek, imkansız olanı hayal gücünün sınırlarına taşımaktır. “Annihilation” bunu, bu yüzyılda çekilen herhangi bir bilim kurgu filminden daha etkili bir şekilde başarmaktadır. “Shimmer” ve içerdiği tüm dehşetin görsel tasviri, yabancı bir gezegenin aynı zamanda hayret ve merak uyandıran, gerçek dünyayı bozarak sonsuz derecede daha korkunç bir his yaratmaktadır. Mutant ayılardan tuhaf bitkilere kadar “Annihilation”, sanki halüsinasyon gören bir biyoloji öğretmeninin zihnine göz atıyormuş gibi hissettiriyor.
Filmin Temaları ve Portman’ın Performansı
“Annihilation”, “The Thing” ve “The Matrix” gibi filmlerden ilham alarak, paranoyak bilim insanlarından oluşan bir grubun, yabancı bir güç tarafından deliliğe sürüklenmesi, bir müttefikiin ikiz kardeşiyle değiştirilme şüphesi, gerçekliğin tanımı üzerine felsefi tartışmalar gibi tanıdık temaları ele alıyor. Filmin iç yapısı, sinematografisi kadar benzersiz olmasa da, Natalie Portman’ın performansı fark yaratıyor. Portman, sadece izleyicinin Lena’ya empati kurmasını sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda onun hakkında endişelenmelerine neden oluyor.
Natalie Portman’ın Lena Karakteri
Portman, Lena karakterine getirdiği duygusal derinlik ve ince karanlıkla filmi bir araya getiriyor. Bu sayede, filmin duygusal kalbi önemini yitirmeden, hikayenin temelini oluşturuyor. “Annihilation”, Portman’ın kariyerindeki en iyi filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Yıllarca Natalie Portman’ın bilim kurgu dünyasıyla olan ilişkisi, senatör olarak tüm savaşları önlemeye çalışan ve kumdan nefret eden, huysuz bir sevgilisiyle uğraşan bir kadın imajıydı. 2018’den sonra ise, akla gelen ilk görüntüler, Lena’nın bilim insanlarından oluşan ekibini bilinmeyene yönlendirdiği ve “Annihilation”ın ürkütücü finalindeki parıldayan gözlerinin görüntüsü oldu.
- Puan: 7.4/10
- Yönetmen: Alex Garland
- Oyuncular: Natalie Portman, Jennifer Jason Leigh, Gina Rodriguez, Tessa Thompson, Tuva Novotny
Haberin Diğer Kareleri





