Netflix’te Kaçırılmaması Gereken 4 Farklı Film (Ocak 2026)

Ocak 2026’da Netflix‘te Keşfedilmeyi Bekleyen 4 Gizli Mücevher

Netflix, son yılların filmlerinden oluşan geniş bir yelpazeyi platformuna ekledi. Ocak ayının ortasına yaklaşırken, bazı yapımların popülerlik zirvesine ulaşması beklenmiyor. İşte bu nedenle, Watch With Us, Ocak 2026’da izlemeniz gereken dört underrated (daha az bilinen) Netflix filmini mercek altına alıyor. Seçimlerimiz arasında cyberpunk aksiyon filmi, duygusal bir hikaye, gerilim ve zombi filmi bulunuyor.

Johnny Mnemonic (1995)

Keanu Reeves, “The Matrix” gibi daha başarılı bir bilim kurgu gerilim filmiyle tanındıktan sonra “Johnny Mnemonic” kolayca gözden kaçırılabilir. Ancak bu cyberpunk yapımı hala keyifli ve William Gibson’ın, türün babalarından ve “Johnny Mnemonic”in orijinal yazarı tarafından senaryoya uyarlanmış. 2021 yılındaki distopik gelecekte, Johnny (Reeves), hassas bilgileri siber beyin implantlarıyla taşıyan bir kuryedir. Görünüşte rutin bir transfer sırasında, suikastçılar Johnny’e saldırır ve verilerin kilidini açma anahtarını yanlışlıkla yok eder. Bilgi yüklemesinin sonucu olarak hayatını kaybetmeden önce, Johnny’nin hayatını kurtarmasına yardım etmesi için tanımadığı Jane (Dina Meyer) adlı bir kadına güvenmesi gerekir. Dolph Lundgren, Johnny ve Jane’i takip eden bir suikastçı olan Street Preacher rolünde oldukça komik bir performans sergiliyor. “Bu film, cyberpunk türünün klasikleşmiş örneklerinden biri,” diyor eleştirmenler.

My Girl (1991)

Macaulay Culkin, “My Girl”in yayınlandığı dönemde daha büyük bir yıldızdı, ancak film baştan sona Anna Chlumsky’nin filmi. Bu coming-of-age hikayesi, 11 yaşındaki Vada Margaret Sultenfuss’u (Chlumsky) takip ediyor. Vada, dul babasının Harry (Dan Aykroyd) yeni bir kadın Shelly DeVoto (Jamie Lee Curtis) ile yeni bir ilişkiye başlamasını kabullenmekte zorlanıyor. “Chlumsky’nin performansı, filmin duygusal derinliğini artırıyor,” şeklinde yorumlar yapılıyor.

Vada’nın yaşıtası olan Thomas J. Sennett (Culkin) ile olan arkadaşlığı, istemediği ve anlamadığı yaşam değişiklikleriyle karşılaştığında onun sığınağı oluyor. Vada, kendi halinde korunaklı bir yaşam sürmektedir. Ancak hayatının en iyi yazında, başa çıkamadığı bir trajediyle yüzleşiyor ve bu durum onun ruhunu ezebilir. “My Girl” Netflix’te izlenebilir.

Wild Things (1998)

O dönem için “Wild Things” oldukça tartışmalı bulunuyordu. Lise öğrencileri Suzie Toller (Neve Campbell) ve Kelly Lanier Van Ryan (Denise Richards), rehber öğretmenleri Sam Lombardo’yu (Matt Dillon) cinsel saldırıyla suçluyor. Ancak dava yargılanırken, her şey Sam’ın lehine ilerliyor ve hatta yüklü bir tazminat ödemesi de alıyor. Teğmen Ray Duquette (Kevin Bacon), bu karmaşık oyunun farkında olan tek kişi gibi görünüyor. Ancak Ray bile kimin kimi kandırdığını ve o kârlı ödemeyi elde tutmak için neler yapmaya istekli olduklarını bilmiyor. Her şeyin adil olduğu bir aşk ve savaşta, bazıları cinayetin kabul edilebilir bir yanıt olduğunu düşünmekten çekinmeyebilir. “Wild Things” Netflix’te izlenebilir.

Dawn of the Dead (2004)

George A. Romero’nun “Dawn of the Dead”ı, zombi filmlerinin önemli yapımlarından biri olarak kabul ediliyor. Ancak yönetmen Zach Snyder’ın bu yeniden yapımı, orijinaline sadık kalırken modern bir bakış açısı sunuyor. “Snyder’ın görsel stili, filmi daha da etkileyici hale getiriyor,” diyor izleyiciler.

Film, zombi salgını sırasında hayatta kalmaya çalışan bir grup insanın hikayesini anlatıyor. Bu grup, bir alışveriş merkezine sığınarak güvenli bir alan yaratmaya çalışır. Ancak hayatta kalmak için mücadele ederken, insanlığın ne anlama geldiği ve hayatta kalmak için nelerden vazgeçebilecekleri gibi sorularla yüzleşmek zorunda kalırlar. “Dawn of the Dead” Netflix’te izlenebilir.

Bu dört film, Netflix’te keşfedilmeyi bekleyen underrated yapımlardan sadece birkaçı. Ocak 2026’da platformu keşfederken, bu filmleri de listenize eklemeyi unutmayın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir