New York, Teknoloji Merkezi Olarak Yükselişe Devam Ediyor: Silicon Alley 30 Yaşını Kutladı

Silicon Alley’nin Yükselişi ve New York’un Teknoloji Ekosistemi

New York’un Manhattan semtindeki bir ofis binasının önünde oluşan uzun kuyruklar, şehrin teknoloji dünyasındaki yükselişinin bir göstergesi oldu. Silicon Alley’nin 30. yıl dönümü kutlamaları için düzenlenen etkinlik, New York’un teknoloji merkezi olma potansiyelini gözler önüne serdi. Etkinliğe katılımın yoğunluğu nedeniyle bazı katılımcılar geri çevrilmek zorunda kalırken, organizatörler iade yapmak zorunda kaldı.

Silicon Alley’nin Kökenleri ve İlk Yılları

Silicon Alley terimi, Manhattan’ın Flatiron bölgesindeki ilk startup’ların bulunduğu bölgeye atıfta bulunarak ortaya çıkmıştır. Kevin Ryan ve Fred Wilson gibi efsanevi isimler, 1990’larda New York’un Silicon Valley’ye rakip olmasını hedeflemişlerdir. Ryan’ın kurduğu DoubleClick, 2007’de Google tarafından 3,1 milyar dolara satın alınarak bu hedefin önemli bir adımını oluşturdu.

Ryan, o dönemdeki zorlukları ve Batı Yakası yatırımcılarının New York ekosistemine yatırım yapmaktan çekinmelerini hatırlattı. Ancak DoubleClick’in 1998’deki 60 milyon dolarlık IPO’su, bu durumu değiştirmeye başladı. Ryan, o yıl Willy Wonka temalı bir parti düzenlediklerini ve davetli sayısının o günkü etkinliğe benzerlik gösterdiğini belirtti.

New York’un Aşırı Geldiği Krizler

New York, dot-com balonu patlaması, finansal kriz, tüketici teknolojisi dalgalanmaları ve Covid-19 pandemisi gibi birçok zorluğun üstesinden geldi. Laurel Touby, Mediabistro’yu kurarak New York’un teknoloji ekosistemine önemli bir katkı sağladı. Touby, New York’un Silicon Valley’deki devasa şirketlere sahip olmasa da, MongoDB ve Datadog gibi sağlam startup’lara sahip olduğunu vurguladı. Mediabistro’nun ilk günden itibaren karlı olması ve defalarca satılmasına rağmen hayatta kalması, New York’un dayanıklılığının bir kanıtı olarak gösterildi.

Yapay Zeka ve New York’un Avantajı

Yapay zeka alanındaki gelişmeler, San Francisco’nun yeniden yükselişine katkıda bulunsa da, New York’un Wall Street, sağlık ve sanat gibi sektörlerle olan kesişimi, Ramp, Oscar ve Runway gibi startup’ların ortaya çıkmasını sağladı. Julie Samuels, New York’un Silicon Valley’nin bir kopyası olmadığını, New York’a özgü bir teknoloji ekosistemi inşa edildiğini belirtti.

Son Yatırım Hamleleri

Son dönemde gerçekleşen bazı önemli yatırım hamleleri şunlardır:

  • VulcanForms, metal üretim şirketi olarak 220 milyon dolar Series D finansmanı aldı.
  • Poetiq, yapay zeka platformu geliştiricisi olarak 45,8 milyon dolar tohum finansmanı elde etti.
  • GlassPoint, endüstriyel güneş termal sağlayıcısı olarak 20 milyon dolarlık bir Series A uzatma turu gerçekleştirdi.
  • Stockholm merkezli Bits, işe alım, risk değerlendirmesi ve sürekli izleme şirketi olarak 14,2 milyon dolar Series A finansmanı topladı.
  • When, sağlık ve fayda değişiklikleri konusunda yardımcı olan bir platform olarak 10,2 milyon dolar Series A finansmanı aldı.

Öne Çıkan Çıkışlar ve Satın Almalar

  • Francisco Partners, Jamf’ı Vista’dan yaklaşık 2,2 milyar dolara satın aldı.
  • VSE Corporation, Precision Avia’yı bünyesine kattı.

Kevin Ryan, “Paranın girişimcileri takip ettiğini ve New York’un bu konuda bolca imkan sunduğunu” ifade etti. Bu durum, New York’un teknoloji alanındaki potansiyelini ve gelecekteki büyüme fırsatlarını gösteriyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir