Peacock’ta Ocak 2026’da İzlenmesi Gereken 8 Gerilim Filmi

“Bugonia” (2025): Komplo Teorileri ve İnsanlığın Sonu

Emma Stone’un başrolünde olduğu “Bugonia”, hem tuhaflığıyla dikkat çeken hem de gerilim dolu anlarıyla izleyiciyi etkilemeyi başaran bir yapım. 2025’in en iyi filmlerinden biri olarak kabul edilen “Bugonia”, komplo teorisi kültürüne ve hatta insanlığın sonuna dair zekice bir hiciv sunuyor. Filmde, Teddy Gantz (Jesse Plemons) adlı karakter, uzaylıların insanlığı yok etmek için planlar yaptığını düşünüyor. Bu inancıyla, Michelle Fuller (Emma Stone) adlı başarılı bir ilaç şirketinin CEO’sunu kaçırıyor ve onu bir uzaylı olduğuna inanarak sorguya çekiyor. Teddy, Don (Aidan Delbis) adlı kuzeniyle birlikte Michelle’in saçını tıraş ediyor, onu bağlayarak ve Dünya’nın geleceği hakkındaki planlarını öğrenmeye çalışıyor. Michelle, başlangıçta korksa da, Teddy’nin oyununa girerek kaçış için bir plan yapmaya başlıyor. Ancak Teddy’nin daha önce de benzer olaylar gerçekleştirdiğini ve bu konuda oldukça yetenekli olduğunu kimse bilmiyor. Filmin gizemlerini ve sürprizlerini keşfetmek için izleyiciyi şaşırtan ve karanlık mizahla dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Stone’un performansı takdire şayan olsa da, Plemons, sanrısal bir teoriye tutunarak başarısızlıklarını örtbas etmeye çalışan bir adamı canlandırarak unutulmaz bir performans sergiliyor.

“Changeling” (2008): Gerçeğin Gizemli Yüzü

Angelina Jolie’nin başrolünde olduğu “Changeling”, 1928 yılında Los Angeles’ta yaşanan gerçek bir olaydan esinlenerek çekilmiş çarpıcı bir gerilim filmi. Christine Collins (Angelina Jolie), 9 yaşındaki oğlu Walter’ın (Gaitlin Griffith) kaybolmasının ardından büyük bir çaresizlikle mücadele ediyor. Polis, Walter’ı bulsa da, Christine oğlunun geri döndüğünü düşünürken, onun aslında kendi oğlu olmadığını fark ediyor. Christine, polise ve doktorlara durumu anlatmasına rağmen kimseyi inandıramıyor ve akıl hastanesine yatırılıyor. Christine haklı mı, yoksa akıl sağlığını mı kaybetmiş? Clint Eastwood’un yönetmenliğiyle hayat bulan bu film, gerçek olaydan yola çıkarak izleyiciyi derinden etkiliyor. Jolie, Christine’in kararlılığını ve oğlunu bulma çabasını etkileyici bir şekilde canlandırıyor ve bu performansı ile Oscar’a aday gösteriliyor.

“Misery” (1990): Hayranlığın Karanlık Yüzü

Stephen King’in eserinden uyarlanan “Misery”, James Caan ve Kathy Bates’in başrollerini paylaştığı, Rob Reiner’in yönettiği unutulmaz bir gerilim filmi. Bestseller romanları yazarı Paul Sheldon (James Caan), Colorado’nun karlı ormanlarında geçirdiği bir trafik kazası sonucu Annie Wilkes (Kathy Bates) adlı bir kadının himayesine giriyor. Annie, Paul’un en büyük hayranı olmasına rağmen, Paul’ün en sevdiği karakter olan Misery’nin ölümünü yazma kararı almasıyla birlikte karanlık bir yüzünü ortaya çıkarıyor. Film, Annie ve Paul arasındaki irade savaşını konu alıyor. Paul, medeniyetten uzak bir kulübeden kurtulmanın yollarını ararken, Annie ise Paul’ü Misery’yi hayata döndürmesi için zorluyor. Filmin kanlı final sahnesi, izleyicinin zihninde uzun süre kalacak etkileyici bir an olarak hafızalara kazınıyor.

“Inside” (2023): Sanat Hırsızlığının Korkunç Sonucu

Willem Dafoe’nun başrolünde olduğu “Inside”, Nemo adlı bir sanat hırsızının Manhattan’daki lüks bir daireye girerek pahalı tabloları çalmasıyla başlayan gerilim dolu bir hikaye anlatıyor. Ancak, güvenlik sistemi kapıyı kapatarak Nemo’yu içeride hapsediyor ve dış dünyayla iletişimini kesiyor. Nemo, dışarı çıkış yolunu bulmaya çalışırken, beklenmedik ve korkunç olaylarla karşılaşır. Film, hırsızlığın beklenmedik sonuçlarını ve hayatta kalma mücadelesini konu alıyor.

  • “Bugonia” (2025)
  • “Changeling” (2008)
  • “Misery” (1990)
  • “Inside” (2023)
  • “The Black Phone 2”
  • “The Hunger Games” üçlemesi
  • Diğer yeni gerilim filmleri

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir