Pilotlara Gerek Kalmayacak Dönem mi Başlıyor? Autoland Sistemi Devrede
Pilotlara İhtiyaç Duyulmayacak Gelecek mi? Autoland Sistemi İlk Otonom İnişi Gerçekleştirdi
Amerika Birleşik Devletleri’nin Colorado eyaletinde yaşanan bir olay, havacılık sektörünü derinden sarstı. Çift motorlu Beechcraft Super King Air tipi bir uçak, Garmin tarafından geliştirilen ‘autoland’ (otomatik iniş sistemi) sayesinde pilot müdahalesi olmadan güvenli bir şekilde yere indi. Bu, ‘autoland’ sisteminin ilk kez bir acil durumda ve tamamen otonom bir şekilde kullanıldığı bir vaka olarak tarihe geçti.
Autoland Nedir ve Otomatik Pilotten Farkı Ne?
Otomatik pilot, pilotların uçuşun belirli aşamalarında uçağı kontrol etmelerine yardımcı olan bir sistemdir. Ancak ‘autoland’ sistemi, uçağın inişini tamamen otonom olarak gerçekleştiren daha gelişmiş bir teknolojidir. Pilotlar genellikle kötü hava koşullarında ‘autoland’ sistemini kullanırlar, ancak bu sistem her zaman bir pilotun kontrolünde olur. Colorado’daki olayda ise sistem, pilotların müdahalesi olmadan uçağı güvenli bir şekilde yere indirmeyi başardı.
Olay Nasıl Gelişti?
Uçağın kabin irtifasının güvenli sınırların üzerine çıkması nedeniyle pilotlar oksijen maskeleri takmak zorunda kaldı. Bu durum, ‘autoland’ sisteminin devreye girmesi için uygun bir koşul oluşturdu. Pilotlar, sistemi devrede tutma kararı aldı ve böylece sistem, iniş için en uygun havalimanını kendi başına seçti, pist uzunluğu ve çevresel koşullar gibi kriterleri dikkate aldı. Ardından, sistem hava trafik kontrol kulesiyle iletişime geçerek durumu bildirdi.
Havacılıkta Yeni Bir Çağ: Pilotsuz Uçuşlar
Bu olay, havacılık tarihinde bir dönüm noktası olabilir. Uçakların inişinin pilotluk mesleğinin en zorlu kısımlarından biri olduğu düşünüldüğünde, ‘autoland’ sisteminin uçağı tek başına indirebilmesi, gelecekte uçaklarda pilotlara gerek kalmayabileceği olasılığını gündeme getiriyor. Elbette güvenlik nedeniyle yolcu uçaklarında pilotlar her zaman yer alacak, ancak öncelikle küçük uçaklarda ve zamanla büyük yolcu uçaklarında pilotsuz uçuşlar mümkün olabilir.
İnsansız hava araçları (SİHA, İHA, drone vb.) ve otonom sürüş teknolojilerindeki gelişmeler, bu süreci hızlandırabilir. Önce karada, sonra denizde ve en sonunda da havada tamamen otonom sürüş teknolojisi hayatımıza adım adım girebilir.
Warren Buffett’tan Yatırım Dünyasına Çarpıcı Dersler
Emekliliğe hazırlanan efsanevi yatırımcı Warren Buffett’ın yatırım dünyasına bıraktığı dersler, The Guardian gazetesi tarafından derlendi. Buffett ve ekibinin sermaye dağıtırken kurumsal kısıtlamalarla karşılaşmadığını, tek engelin olası bir satın almanın geleceğini doğru okuyabilme becerisi olduğunu fark etmeleri zaman almış. Buffett, CEO’ların eldeki sermayeyi kullanırken yeterince disiplinli davranmadığını ve bunun da biyolojik önyargılardan kaynaklandığını belirtiyor. Finansal kararların merkezileştiği, ancak operasyonel yönetimin şirket yöneticilerine bırakıldığı bir yapı benimsemiş. Yaşlı yöneticileri tercih ettiğini ise şu sözlerle ifade ediyor: “Yeni numaralar eski köpeklere öğretilmez.”
- Ekonomik gökyüzü karardığında leğenlerle koşmalıyız.
- Başkaları açgözlü olduğunda kork, başkaları korktuğunda açgözlü ol.
- Finansal kararlar merkezileşmeli.
Hollywood’da Yıldız Değil, Hikaye Zamanı
Oscar’lı oyuncu George Clooney, Hollywood’un yıldız oyuncu odaklı yapısının değiştiğini ve izleyicinin artık hikayeye, konsepte ve genel heyecana daha fazla önem verdiğini belirtti. Clooney, genç kuşaktan etkilendiği isimlerin olduğunu ancak onların bile eski anlamda ‘gişe yıldızı’ kavramını geri getirmediğini vurguladı. Hollywood’un yıldız sisteminden marka filmlere ve evrenlere kaydığına dikkat çekti. Yıldız oyuncular hala izlenirliği artırsa da, asıl izleyiciyi çeken artık hikaye ve konsept.
Haberin Diğer Kareleri







