Sam Raimi Filmlerinden En Korkunç Anlar: İzleyiciyi Derinden Sarsan Sahneler

Sam Raimi‘nin Korkunç Anları: İzleyiciyi Derinden Sarsan Sahneler

Sam Raimi, korku sinemasının ustalarından biri olarak kabul edilir ve film tarihine damgasını vurmuş, izleyiciyi derinden sarsan birçok korkunç sahneye imza atmıştır. “Kötü Ölüm” (Evil Dead) serisindeki şeytan tutmalarıyla izleyiciyi dehşete düşürmekten, “Beni Cehenneme Çek” (Drag Me to Hell) filminin ürkütücü finaline kadar Raimi, izleyiciyi farklı şekillerde korkutmayı başarmıştır. Hatta “Spider-Man” filmleri gibi korku olmayan yapımlarında bile tüyler ürperten sahneler bulunmaktadır. “Send Help” filmindeki suçluluk kaynaklı kabuslardan “Spider-Man 2” filmindeki korkunç hastane sahnesine kadar, Raimi’nin filmografisindeki en rahatsız edici anlara göz atıyoruz.

Peter Parker’ın Sembiot Tarafından Ele Geçirilmesi (Spider-Man 3)

“Spider-Man 3” filminde, Venom sembiotu Peter Parker’a yaklaşır. Raimi, başlangıçta Venom’u filme dahil etmek istememiş olsa da, sembiotla ilgili ilginç detaylara yer vermiştir. İnsana bulaşıp iyiliği bozarak onu yozlaştıran siyah bir madde, Raimi’nin korku filmlerindeki şeytanlar ve “deadite”lerle (kötü ruhlar) örtüşmektedir. Peter Parker uyurken ve çaresiz bir şekilde yattığı sırada, bu ürkütücü, yabancı madde onu sarması ve boğması, izleyici için oldukça korkutucu bir andır.

Ash’in Kuyuya Atılması (Army of Darkness)

“Army of Darkness” filmi, daha çok komedi öğeleri içeren bir yapım olsa da, yine de ürkütücü anlar barındırmaktadır. Kandar Kalesi’nde, Arthur’un düşmanlarını canlı “deadite”lara yem olarak attığı bir kuyu bulunmaktadır. Elbette, Ash de bu kuyuya düşer. Ash, birkaç “deadite” ile karşılaşmaktan kurtulmayı başarır, ancak bu durum, izleyici için kabus gibi bir deneyimdir. Bu durum, Jabba the Hutt’ın zindanını ve rancor’unu andırsa da, daha da korkunç ve daha fazla madde içeren bir ortam sunmaktadır.

Yeşil Aktor’un Doğuşu (Spider-Man 2002)

Yeşil Aktor’un çizgi romanlardan fırlamış gibi duran kostümü komik olsa da, Willem Dafoe, Norman Osborn karakterine uygun, ürkütücü bir yorum getirmiştir. Norman’ın aktöre dönüşüm sahnesi, bu sahneyi mükemmel kılan bir örnektir. Bu hırslı bilim insanı ve (zor olsa da) sevgi dolu bir babanın, saniyeler içinde ölümcül bir canavara dönüşümü izleyiciyi derinden etkiler. Dafoe’nin gözlerindeki sadizm, Yeşil Aktor’un filmin bitiminden bile uzun süre izleyicinin zihninde kalmasını sağlar.

Linda’nın Suçluluk Kaynaklı Kabusu (Send Help)

Raimi, 17 yıl aradan sonra korku türüne “Send Help” filmiyle geri dönmüştür. “Cast Away” ve “Horrible Bosses” filmlerinin birleşimi gibi, başarılı bir hicivsel önermesiyle “Evil Dead” topraklarına geri dönülmüştür. Film, kanlı, iğrenç ve tuhaf bir şekilde komiktir. “Send Help”te birkaç iyi “jump scare” (ani korku) sahnesi bulunsa da, en ürkütücü sekans, Linda’nın gece karanlığında sahile vuran Bradley’nin nişanlısının cansız bedenini görmesidir. Bu, suçluluk kaynaklı bir halüsinasyon olsa da, izleyiciyi derinden etkilemeyi başarır. “Bu sahne gerçekten beni de şaşırttı,” diye belirtti.

Ağacın Saldırısı (The Evil Dead)

“The Evil Dead” filmindeki en meşhur sahne, Cheryl’in şeytani ağaç dalları tarafından saldırıya uğramasıdır. Bu sahneyi izlemek oldukça zordur, ancak tam da bu özelliği onu etkili kılar. Görünüşte masum bir orman yürüyüşü, etrafındaki vahşi doğanın Cheryl’i yakalayıp onu istismara uğratmasıyla hayatta kalma mücadelesine dönüşür. Raimi, daha sonra bu sahneyi pişmanlıkla karşıladığını ve aslında çekmemesi gerektiğini söyledi. Sahnenin, cinsel şiddetin gerçek dehşetini korku sineması aracılığıyla önemsizleştirdiği düşünülmektedir. Ancak, bu sahne tartışmasız bir şekilde güçlü bir etkiye sahiptir.

Christine’in Cehenneme Sürüklenmesi (Drag Me to Hell)

Üç “Spider-Man” filmi çekiminden sonra Raimi, “Drag Me to Hell” ile kamp estetiğindeki korku köklerine geri dönmüştür. Filmde, genç bir kadının bir cadının lanetinden kurtulmaya çalışırken yaşadığı mücadele konu alınmaktadır. Filmde, birkaç ani korku ve iğrenç komedi unsuru bulunsa da, en korkunç an, final sahnesidir. “Drag Me to Hell”in sonunda, Christine lanetten kurtulduğunu ve hayatının normale döndüğünü düşündüğü anda, zeminde bir portal açılır ve o, kelimenin tam anlamıyla cehenneme sürüklenir. İzleyici, protagonistin yüzünün ateş ve kükürtle erimesine tanık olurken, bu oldukça rahatsız edici bir film bitişi sunmaktadır.

  • Kaynak: ScreenRant

Haberin Diğer Kareleri

Kan, ter, dehşet ve yaratıcılık bir araya geldi
Kan, ter, dehşet ve yaratıcılık bir araya geldi
Kan, dehşet, gerilim; sinemanın karanlık yüzü
Kan, terör, gerilim ve yaratıcılık bir araya geldi
Kan, terör, gerilim: ruhu karartan anlar
Kan, terör, gerilim; ruhu koltuğa çivileyen anlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir