Sanal Kumar Bağımlılığı Gençleri Sarstı: 18-35 Yaş Arası Risk Grubunda
Sivas – Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, sanal kumarın özellikle 18-35 yaş aralığındaki gençleri olumsuz etkilediğini ve ciddi bir toplumsal sorun haline geldiğini belirtti. Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, sanal kumarın aileleri yıktığını, aşırı borç batağına sürüklediğini ve ülkenin kanayan yarası haline geldiğini vurguladı.
Sanal Kumar: Dijital Bağımlılığın Yeni Boyutu
Prof. Dr. Dilci, sanal kumarın dijital bağımlılığın alt bir boyutu olduğunu ve bireysel bir tercih olmaktan öte, algısal manipülasyonlarla kişinin beyin fonksiyonlarını etkileyen bir durum olduğunu ifade etti. “Sanal kumar bağımlılığı bireysel bir tercih değil, bireyin düşünce dünyasında yaratılan birtakım algısal manipülasyonlarla kişinin beynini kullanamama becerisine ya da başarısızlığına evrilen bir durumdur,” dedi.
Toplum İçin Sessiz Bir Kriz
Yeni neslin ekranlara olan bağlılığının ve ekranın kendisini yanıltmayacağı düşüncesinin, özellikle çocukları etkileyen mesajlara yol açtığını belirten Dilci, bu durumun sanal kumar bağımlılığını tetiklediğini söyledi. Ekonomik durumu yüksek veya düşük olan herkesin risk altında olduğunu vurgulayan Dilci, “Ya kazanırsam düşüncesiyle başlayan süreç, kişilerin evlerini satmasına, akrabalarından borç almasına ve ‘bırakacağım’ denilse bile yeniden aynı döngüye girmesine neden olabiliyor,” şeklinde konuştu.
18 Yaş Öncesi Risk: Aile İklimi ve Ekran Tutkusu
Araştırmalar, bölünmüş ve ilgisiz ailelerde çocukların ekran tutkusunun daha erken başladığını gösteriyor. Prof. Dr. Dilci, “Ebeveyn sorumluluğu ve sağlıklı aile iklimi olmayan çocuklarda sanal kumar tutkusu 18 yaş öncesinde başlıyor ve bu oran yüzde 32 civarında,” dedi. Dijital içerik üreticilerinin kumar bağımlılığı konusunda kazançlı çıktığını belirten Dilci, yalnızlığa maruz kalmış ve sosyal ilişkileri zayıf kişilerin de sanal kumarla kolayca temas kurduğunu ifade etti.
Cinsiyet ve Yaş Dağılımı
Sanal kumar bağımlılığı üzerine yapılan 30 kişinin katıldığı bir araştırmaya göre, sanal kumar oynayanların yüzde 93,7’sini erkekler oluşturuyor. Yaş aralıklarına göre risk değerlendirmesi yapıldığında ise 35 yaşa kadar olan grubun en riskli olduğu, bu yaş aralığındaki kişilerin yoğun risk altında olduğu belirtildi. 35-55 yaş aralığı ikinci risk grubunu oluştururken, 60 yaş üstünde ise bu durumun çok nadir görüldüğü ifade edildi.
Ailelerin Dikkat Etmesi Gerekenler
Prof. Dr. Dilci, boşanmış, bölünmüş ve tek çocuklu ailelere dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Çocuk sayısının fazla olması durumunda, diğer çocukların ihbar mekanizması görevi görebileceğini belirtti. Ayrıca, “18 yaş öncesinde akıllı telefonlarda bu tür dijital kumar uygulamalarının olmaması gerektiğine dikkat edilmelidir. Ailelerin, çocuğun hangi dijital mecralarda vakit geçirdiğini takip etmesi ve risk haritası çıkarması gerekir,” dedi. Çocuklara verilen harçlıkların ve kredi kartı limitlerinin de denetlenmesi gerektiğini, ailelerin sanal ekosistemdeki borçla oynama ve grup halinde oyunlara temas etme gibi durumları engelleyici programlar kullanabileceğini önerdi.
Sanal Kumar: Kendi Kendine Uygulanan Şiddet
Sanal kumarın bireyin kendi kendine uyguladığı bir şiddet biçimi olduğunu belirten Prof. Dr. Dilci, bu konuda uyarıcı programların kullanılabileceğini ve 15 yaş altının sosyal medya ve akıllı telefon kullanmaması gerektiğini belirtti. “Bu bağlamda kendi kendine şiddet uygulayan bir kişinin aynı zamanda hukuki süreçlerle de muhatap olması gerekir. Bu kişi aileye de manevi bir şiddet uyguluyor ve bu şiddete dönük hukuki önlemlerin alınması devlet politikası olarak değerlendirilmelidir,” dedi.


