Ses Kısıklığı En Çok Öğretmenlerde Görülüyor
Ses Kısıklığı En Çok Öğretmenlerde Görülüyor
Kulak Burun Boğaz ve Ses Uzmanı Doç. Dr. Necati Enver, öğretmenlerin ses kısıklığı tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklarını belirtti.
Doç. Enver, 5 binden fazla öğretmenle yaptığı anketle, bu sorunun özellikle ilkokul, okul öncesi ve edebiyat öğretmenlerini hedef aldığını ortaya koydu.
Öğretmenlerin meslek hastalığı haline gelen ses kısıklığına dikkat çeken Doç. Enver, Ses kısıklığını en çok öğretmenlerde, çağrı merkezi çalışanlarında, din görevlilerinde ve genel olarak eğitimcilerde görüyoruz.
- Yoğun ses kullanımı gerektiren mesleklerde çalışanların sıkça sorduğu, ‘Hocam sesimizi nasıl koruyabiliriz, ses problemi yaşamamak için ne yapmalıyız?’ sorularından yola çıkarak ücretsiz bir e-kurs düzenledik.
- Bu kursa başvuran öğretmenlerle yaptığımız ankette de gördük ki ses kısıklığı problemi yaşayan öğretmenlerin çok büyük bir kısmını ilkokul öğretmenleri, özellikle 1 ve 2’nci sınıflardaki öğretmenler ile okul öncesi öğretmenleri oluşturuyor.
Enver, ayrıca, mesleğin ilk yıllarındaki öğretmenlerin, ileri yaş öğretmenlere nazaran ses kısıklığını daha sık yaşadıklarını da vurgulayarak Sanılanın aksine ileri yaşlardaki öğretmenlere nazaran daha sık problem yaşıyor genç yaş grubu öğretmenler.
Enver, üç temel öneride bulundu:
- Dersteyken tabii ki mecburen kullanacaklar ama ders bitince, ders arasında (öğretmenler odasında) çayla beraber çok da fazla sohbet etmemeleri gerekiyor öğretmenlerin.
- Bol su tüketimi. Ses tellerimizin iyi çalışabilmesi için suya, neme ihtiyacı var.
- Uykunun önemi. Aslında en az dikkat edilen şey olan iyi uyumak. Ses tellerine çok iyi geliyor, vücudumuzdaki tüm kaslar gibi.
Ses kısıklığının ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini vurgulayan Enver, Ses kısıklığı aslında sesimizin yardım çağrısıö diyerek uyardı:
- Ses kısıklığı olduğunda bunun nedenlarını düşünmemiz gerekiyor. Bazen altta reflü olabiliyor, sesi çok yoğun, dinlendirmeden kullanmaya bağlı olabiliyor.
- Grip, nezle gibi solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı olabiliyor. Ya da artık altta kalıcı bir hasara, nodüle, polibe, kiste bağlı olabiliyor.


