Sosyal Güvenlik Fonu Tükeniyor: Ekonomistler Borçlanma Alarmı Veriyor
Sosyal Güvenlik Fonunun Tükenme Riski ve Ekonomik Etkileri
ABD’de Sosyal Güvenlik fonunun 2032 mali yılında (Ekim 2031’den itibaren) tükenebileceği konusunda uyarılar artıyor. Kongre Bütçe Ofisi’nin (CBO) son tahminlerine göre, bu durum, yaklaşan senato seçimlerini kazananların, programın finansmanını düzeltmek zorunda kalacağı anlamına geliyor. Ancak, ödeme kesintisi veya vergi artışı gibi zorlu kararlar almak yerine, siyasetçilerin borçlanmaya başvurma eğilimi gösterebileceği konusunda endişeler dile getiriliyor.
Veronique de Rugy’nin Uyarısı
George Mason Üniversitesi Mercatus Merkezi’nde kıdemli araştırmacı Veronique de Rugy, Creators Syndicate’ta yayınladığı makalesinde, bu tür bir borçlanma eğiliminin finansal piyasaları derhal etkileyeceğini belirtti. De Rugy, “Çoğu insanın kaçırdığı şey, bu sefer sonuçların hızla ortaya çıkabileceği. Enflasyon, borcun birikmesini beklemeden ortaya çıkabilir. Kongre borçlu bir yola girmeye karar verdiği anda ortaya çıkabilir” şeklinde konuştu.
Tarihsel Gelişmeler ve Mevcut Durum
Sosyal Güvenlik fonu, geçmişte maaş vergisi gelirlerinden elde edilen fazlalıklarla finanse ediliyordu. 2010 yılında gelirler, faydaları karşılamaya yetmediğinde bu fonun kullanılmasına başlandı. O tarihten beri fon hızla eriyor. Kongre herhangi bir önlem almazsa, Sosyal Güvenlik faydaları sadece elde edilen gelirlerle karşılanacak. Sorumlu Bir Federal Bütçe Komitesi’nin tahminlerine göre, bugün 60 yaşında olan ve bu yıl emekli olacak tipik bir çift, 18.400 dolarlık bir kesintiyle karşılaşabilir.
Ekonomik Sonuçlar ve Olası Senaryolar
De Rugy, yatırımcıların güveninin azalması durumunda piyasaların hemen tepki vereceğini ve bunun da enflasyona yol açabileceğini vurguladı. Daha önce pandemi döneminde alınan 5 trilyon dolarlık borçlanmanın enflasyona yol açtığına dikkat çekti. Yüksek enflasyon, doların değerini düşürmüş ve hükümet borcunun yeniden fiyatlanmasına neden olmuştu.
Oxford Economics’ten Bernard Yaros da benzer bir durumun yaşanabileceğini öne sürdü. Yaros, kongrenin başlangıçta daha kolay bir çözüm yolu seçerek Sosyal Güvenlik ve Medicare’in genel gelirlerden finanse edilmesine izin verebileceğini belirtti. Ancak, bu tür olumsuz haberlerin ABD tahvil piyasasında tepkiye yol açabileceğini ve kongreyi reform yapmaya zorlayabileceğini ekledi.
Olası Çözümler ve Riskler
Yaros, tahvil piyasasının tepkisi üzerine kongrenin, toplam hükümet harcamalarının daha küçük bir bölümünü oluşturan, gönüllü olmayan programlara, örneğin Sosyal Güvenlik’e kesintiler yapması gerekebileceğini savundu. Bu tür düzeltici önlemler birçok hane için acı verici olabilir, ancak bir mali krizin önüne geçmek için gereklidir.
- Riskler: Enflasyonun hızla yükselmesi Doların değer kaybetmesi Hükümet borcunun yeniden fiyatlanması Federal Rezerv’in zor durumda kalması (enflasyonu düşürmek için faiz artışları yapmak veya yüksek enflasyonu tolere etmek) Tahvil piyasasında sert tepkiler ve faiz oranlarında artış
Uzmanlar, kongrenin bu durumu ele almak için hızlı ve etkili bir çözüm bulmasının önemini vurguluyor. Aksi takdirde, ekonomik istikrarsızlık ve finansal piyasalarda dalgalanmalar yaşanabilir.

