Suriye’nin Geleceği: ABD’nin İkircikliği ve Türkiye’nin Yükselen Rolü
ABD’nin Çelişkili Politikaları
ABD’nin hem İsrail, hem Suriye Demokratik Güçleri (SDG) hem de Ahmed Şara yönetimi üzerinde aynı derecede etkiye sahip olması, tek başına hareket etme potansiyelini ortadan kaldırıyor. Türkiye ile iş birliği yapma zorunluluğu taşısa da, tam teşekküllü bir ortaklık kurmakta tereddüt ediyor. Bu durum, ABD’nin kendi iradesizliğinden kaynaklanıyor ve İsrail faktörünü bahane göstermesi bu gerçeği gizlemeye yetmiyor. Uzmanlar, ABD’nin küresel ve bölgesel stratejisini siyonist eğilimlerden uzaklaştırarak Türkiye merkezli bir rotaya sokmasının acil olduğunu vurguluyor.
Türkiye’nin Artan Etkisi
ABD’nin gönülsüzlüğü, Türkiye’nin Suriye’deki etkisini artırma çabası olarak yorumlanıyor. Ancak, Türkiye’ye karşı sahaya sürülen İsrail ve SDG gibi yapılar, ABD’ye uzun vadede zarar verecektir. Çünkü Türkiye, Selçuklular döneminden bu yana bölgenin istikrar ve barış kalkanı olarak kabul edilen tarihsel bir aktördür. 2011’den 2024’e kadar geçen sürede, Türkiye dışındaki hiçbir güç Suriye’deki kan dökülmesini durduramadı.
Suriye’deki Çıkarların Çatışması
Dürziler, Aleviler, Kürtler ve bazı Hıristiyan unsurlar üzerinden emperyal çıkarları sürdürmeye çalışan güçlerin en büyük korkusu, Türkiye’nin yükselen hegemonyası ve devletten medeniyete doğru ilerleyişidir. Türkiye’nin tek devlet ve tek ordu stratejisine karşı Suriye’deki yerel unsurların ileri sürdüğü ayrılıkçı talepler, emperyal güçlerin kaotik manevralarına hizmet etmektedir.
Osmanlı ve Selçuklu Evrenselliği
Batılı reçetelerin Suriye’de çözüm ve uzlaşı sağlaması, bölgenin jeopolitik yapısına aykırıdır. Tek çözüm yolu, Osmanlı ve Selçuklu evrenselliğine dayanan kozmopolit bir yaklaşımdır. Türkiye’nin temsil ettiği bu stratejik asabiyete dışındaki siyasi paradigmalar, kaos ve parçalanmaya yol açacaktır. Amerika, 2015’te Rusya ve İran’ı da yanına almasına rağmen bu hedefe ulaşamadı. Bu durum, Batılı ve Doğulu aktörlerin, Türkiye’nin mirasını aşmanın imkansız olduğunu bir kez daha deneyimlemesini sağlamıştır.
Suriye’nin Geleceği
Suriye’nin geleceğine jeopolitik aktörlerden ziyade Osmanlı ve Selçuklu evrenselliğinden feyiz alan fikirler yön verecektir. Bu fikriyatın en güçlü temsilcisi ise Türkiye’dir. Ayrıntılara takılanların büyük resmi göremeyeceği ve kaybedeceği unutulmamalıdır. Suriyeli Kürtler de dahil olmak üzere tüm aktörlerin Türkiye ile iş birliği yapması, bölgenin yeniden inşası için hayati önem taşımaktadır. Kimsenin bir yüzyılı daha kaybedecek lüksü bulunmamaktadır.
- Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir.
- Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
- Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Yazarın Önceki Yazıları
- Neden Somaliland ve neden şimdi? (28.12.2025)
- Netanyahu’nun siyonist sanrıları (27.12.2025)
- İsrail’in iki büyük çıkmazı (25.12.2025)

