Teknoloji Bağımlılığı Gerçek Oldu: Meta ve YouTube’a 3 Milyon Dolarlık Tazminat
Los Angeles Mahkemesi, Sosyal Medya Platformlarının Zararlı Tasarımı Hakkında Karar Verdi
Kaley (veya KGM) olarak bilinen genç bir kadının açtığı davada Los Angeles’taki bir jüri heyeti, Instagram, Facebook ve YouTube’un bağımlılık yaratan tasarımlarının sanal ortamdaki ciddi ruh sağlığı sorunlarını tetiklediğine karar verdi. Bu önemli dava, Alphabet şirketine ait Google ve Meta şirketlerine karşı açılan binlerce benzer davaya öncülük edebilir ve Silikon Vadisi’ni kullanıcıların bitmek bilmeyen kaydırmasını sürdüren özellikleri yeniden düşünmeye zorlayabilir.
Dava Süreci ve Karar
Jüri heyeti, 9 gün boyunca 40 saatten fazla süren müzakereler sonucunda, KGM’nin ifadesinin yanı sıra Meta CEO’su Mark Zuckerberg ve diğer teknoloji liderlerinin de tanıklıklarını dinledi. Jüri, Meta ve YouTube’un platformlarının tasarımında veya yönetiminde ihmal eylemi sergilediğine karar vererek, sosyal medya bağımlılığının ruh sağlığı sorunlarını kötüleştirdiğini iddia eden 20 yaşındaki davacıya 3 milyon dolarlık tazminat ödenmesini kararlaştırdı. Bu çok büyük miktardaki tazminatın büyüklüğü, jüri heyetinin şirketlerin kötü niyetli veya hileli davranıp davranışmadıklarını değerlendirdikten sonra belirlenecek ek cezai zararlara bağlı olarak artabilir.
Şirket Tepkileri ve Yasal Süreç
TikTok ve Snap ile yapılan anlaşmaların ardından Meta ve Google’a ait YouTube davadaki son savunma yapanlar oldu. Meta tarafından yapılan bir açıklamada, “Kararı saygıyla kabul etmiyoruz ve yasal seçeneklerimizi değerlendiriyoruz” denildi. YouTube’un ana şirketi Google da karara katılmadığını ve temyiz başvurusunda bulunmayı planladıklarını belirtti. Açıklamada ayrıca, “YouTube, sorumlu bir şekilde tasarlanmış bir yayın platformudur, sosyal medya sitesi değildir” ifadesine yer verildi.
Teknoloji Bağımlılığı Tartışması Yeniden Alevlendi
Bu karar, teknoloji şirketlerinin uzun zamandır reddettiği “teknoloji bağımlılığı” terimini hukuki olarak geçerli kıldı. Fortune dergisinin son sayısında yer alan bir habere göre, Meta, YouTube, TikTok ve Snap gibi şirketlere karşı açılan önemli davalar sayesinde modern teknolojinin ne kadar zararlı bir şekilde bağımlılık yapıcı olabileceği konusundaki yoğun tartışmalar son zamanlarda tırmanıyor.
Teknoloji Bağımlılığı Tedavi Merkezinden Gözlemler
Seattle yakınlarında bulunan ve teknoloji bağımlılığına yönelik tedavi merkezlerinden biri olan reSTART’ta tanışılan Sarah Hill adlı 21 yaşındaki genç, ailesi tarafından Alabama’dan buraya getirilmişti. Aile, kızlarının dijital aşırı kullanımına yönelik bir tedavi programına ihtiyacı olduğunu düşünüyordu. Programda cep telefonları, oyunlar, sosyal medya ve diğer teknolojilerden uzak kalmak genellikle aylar sürerken yoğun terapi seanslarına katılım zorunlu tutuluyor. Hill, durumunun kriz boyutuna ulaştığını belirterek, “Gece boyunca telefonda bir yapay zeka sohbet robotuyla konuştum, derslerimde geride kaldım, ailemi yalan söyledim ve sonuç olarak okulu bıraktım. Annemin tezgahın üzerine dirseklerini koyup ağladığını gördüm; bu hayatımda gördüğüm en kötü şeydi” şeklinde ifade kullandı.
Uzman Görüşleri ve Beyin Etkileri
reSTART’ın kurucu ortağı Cosette Rae, merkezin açılışından beri yaklaşık bin kişiye hizmet verdiklerini ve daha pek çok kişiyle de görüştüklerini belirtiyor. Kurucular, insanların problemli teknoloji kullanımıyla mücadele edebilecekleri bir yerin olmadığını fark ettikleri için 2009 yılında reSTART’ı kurdular. Rae, hastalarının sadece kötü alışkanlıklarla değil, teknolojiden vazgeçmenin madde bağımlılığından farklı olduğunu da anladıklarını vurguluyor. Stanford psikiyatristi Anna Lembke gibi bilim insanları, davacının Meta ve YouTube davasında tanıklık yaptığı sırada, kompulsif kaydırma ve oyun oynamanın beyinde dopamin salgılanmasına neden olarak kullanıcıların sürekli olarak bir sonraki “küçük zaferi” aramasına yol açtığını belirtiyor. Tekrarlayan uyarım, zamanla bu yolları hassasiyetten arındırabilir ve planlama ve özdenetimi yöneten prefrontal korteksi zayıflatabilir, böylece okul, iş veya ilişkiler zarar görmesine rağmen vazgeçmeyi zorlaştırır.
Şirket Savunmaları ve Eleştiriler
Meta ve YouTube uzun zamandır ürünlerinin bu zararı yol açtığına dair açık bilimsel kanıt olmadığını savunuyor. Teknoloji bağımlılığı, Ruhsal Bozuklukların Tanı ve İstatistik El Kitabı’nda (DSM) resmi bir tanı olarak kabul edilmiyor; yalnızca internet oyun bozukluğu daha fazla araştırma gerektiren bir durum olarak yer alıyor. Bazı araştırmacılar, aşırı kullanımın bağımlılık olarak adlandırılmasının insanların kendilerini daha çaresiz hissetmelerine neden olabileceği konusunda endişe duyuyor.
Eski teknoloji yatırımcısı ve “Zucked: Waking Up to the Facebook Catastrophe” kitabının yazarı Roger McNamee, “Bu şirketler dikkat çekmek üzerine iş kurmuşlardır. Dikkatleri elde ettikten sonra, bunu kontrol etmek üzerine iş kurdular” şeklinde bir ifade kullanmış.

