Terörle Mücadelede Yeni Dönem: Türkiye’nin Ekonomik Kayıpları ve Terörsüz Bölge Vizyonu
ANKARA – 27 Aralık 2025, Türkiye için hem tarihi bir gün oldu hem de ülkenin geleceğine dair önemli mesajlar içeriyor. 1919’da Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişiyle başlayan süreç, bugün 6 Şubat 2023’teki deprem felaketinin ardından 455 bininci konutun hak sahiplerine teslimiyle yeni bir umutla kutlanıyor. Okan Müderrisoğlu’nun yazısı, ülkenin karşı karşıya olduğu yeni sınavlardan, terörle mücadeleye, ekonomik kayıplardan Terörsüz Bölge vizyonuna kadar geniş bir yelpazede değerlendirmelerde bulunuyor.
Yıkılanın Yeniden Doğuşu
Türkiye, tarih boyunca zorlu süreçlerden geçerek yeniden doğuşu deneyimlemiştir. 27 Aralık, bu yeniden doğuşun sembolik bir günü olarak dikkat çekiyor. 106 yıl önce Ankara’ya gelişle Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılırken, bugün de deprem sonrası konutların teslimiyle ülkenin yeniden ayağa kalkışı temsil ediliyor. Müderrisoğlu, “Yıkıldığını sandığın yer, aslında yeniden doğduğun yerdir!” ifadesiyle bu durumu özetliyor.
Terörün Türkiye’ye Maliyeti 2 Trilyon Dolar
Ekonomik Kayıplar ve Potansiyel Büyüme
Türkiye’nin terörle mücadeledeki kritik eşiği, aynı zamanda ülkenin ekonomik geleceğiyle de yakından ilişkili. Müderrisoğlu, terörün Türkiye’ye 2 trilyon dolarlık bir maliyet getirdiği gerçeğine dikkat çekiyor. Eğer bu kaynaklar kalkınmaya, yatırıma ve sektörel büyümeye yönlendirilseydi, Türkiye’nin dünyadaki ekonomik konumu önemli ölçüde değişebilirdi.
- Kişi başına milli gelir 35 bin dolar seviyesine ulaşabilirdi.
- Gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) 4.5 trilyon dolara yükselebilirdi.
- Türkiye, ilk 10 büyük ekonomi arasına girebilirdi.
Terörsüz Bölge Vizyonu ve Milli Dayanışma Komisyonu
AK Parti’nin Terörsüz Bölge vizyonu, sadece güvenlik odaklı bir yaklaşımı içermiyor. Bu proje, bölgenin tarihsel, kültürel ve insani dokusunu gözetmeyi, ekonomik iş birliğini güçlendirmeyi ve yeniden inşa süreçlerine katkı sunmayı amaçlıyor. TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Ağustos-Aralık 2025 tarihleri arasında 20 oturum gerçekleştirerek 135 kişiyi dinlemiş ve 4 bin sayfa tutanak tutmuştur.
Anlam Farklılıklarının Giderilmesi Gereği
TBMM Başkanlığı’nın talimatıyla Prof. Dr. Havva Kök Arslan ve Dr. Murat Sevecan tarafından yapılan yapay zekâ destekli analiz, terörsüz bir Türkiye’ye ulaşmanın, aynı veya benzer kavramlara yüklenen anlamlardaki farklılıkların giderilmesine bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, bir arada yaşama iradesi, kardeşlik mesajları ve ortak gelecek arzusu gibi unsurların önemini vurguluyor.
Sürecin Nihai Hedefine Yönelik Ölçülebilir Tanım
Komisyonun Meclis Genel Kurulu’na ve kamuoyuna bir çerçeve sunabilmesi için çatışma yönetimi uzmanları, sürecin nihai hedefine ilişkin ölçülebilir bir tanım yapılmasını, demokratikleşme adımlarının içeriği konusunda ortak zemin tesis edilmesini, toplumsal güven inşasına yönelik somut adımlar belirlenmesini ve hukuki altyapının tamamlanmasını öneriyor.
AK Parti’nin Süreç Yönetimi Yaklaşımı
Müderrisoğlu, AK Parti’nin süreç yönetimine daha yakın durduğunu belirtiyor. Silah bırakma aşamasının teyit ve tescil edilmesi, örgütteki her ismin yerine ve eylemlerinin niteliğine göre karar verilmesi ve iddialı demokratik reformlar için yeni bir iklimin fırsata çevrilmesi gerektiği vurgulanıyor.
“Men çe guyem, tamburem çe zened?” (Ben ne söylerim, tamburum ne çalar?) sorusu, farklı bakış açılarının ve anlam farklılıklarının önemini hatırlatıyor. Türkiye’nin geleceği, bu farklılıkların giderilmesi ve ortak bir anlayışla hareket etmesiyle şekillenecektir.
YAZARIN DİĞER YAZILARI:
- Haddad, daha önce hep tarifeli uçakla gelmiş! (25.12.2025)
- Karadeniz’e Drone Kalkanı (23.12.2025)
- Süreç devletin istediği şekilde ilerleyecek (21.12.2025)
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir.

