Trump Döneminde Ulusal Borç 2.25 Trilyon Dolar Arttı

ABD Ulusal Borcunda Rekor Artış

ABD’de, eski Başkan Donald Trump‘ın göreve başlamasının ardından geçen ilk yılda ulusal borç yaklaşık 2.25 trilyon dolar arttı. Peter G. Peterson Vakfı’nın hesaplamalarına göre, bu artış, Washington’ın kırmızı mürekkebinin hızla birikmesine işaret ediyor. 2025 takvim yılı boyunca borç artışı 2.29 trilyon dolara ulaştı.

Borç Büyüklüğü ve Güncel Durum

ABD Kongre Üyesi David Schweikert’in Günlük Borç İzleme aracına göre, ulusal borç son bir yılda saniyede 71.884,09 dolar artış gösterdi. 17 Ocak 2025’te sona eren 12 aylık dönemde federal hükümet yaklaşık 2.25 trilyon dolar borç ekledi.

Borç Artışının Hızı

Ağustos ve Ekim ayları arasında borcun 37 trilyon dolardan 38 trilyon dolara yükselmesi dikkat çekici bir hızla gerçekleşti. Peterson Vakfı, bu artışın pandemi dönemi dışındaki en hızlı büyüme oranı olduğunu hesapladı. Vakfın CEO’su Michael A. Peterson, “Borcu daha hızlı eklediğimize dair bir hisse varsa, çünkü bu gerçek” şeklinde bir alıntı yaptı.

Son 25 Yıldaki Borç Artışı Karşılaştırması

Peterson Vakfı’nın sağladığı verilere göre, son çeyrek yüzyıldaki borç artışı karşılaştırması:

  • Joe Biden: 2023’te yaklaşık 2.6 trilyon dolar
  • Donald Trump: 2020’de (pandemi dönemi) yaklaşık 4.6 trilyon dolar

Trump ve Biden, son altı yılın beşinde en yüksek borç artışına sahip olan başkanları oluşturuyor. Borç birikimi oranları, Barack Obama ve George W. Bush dönemlerine göre büyük ölçüde artmış durumda.

Artan Faiz Giderleri

Borç artışı, faiz giderlerinin de yükseldiği bir döneme denk geldi. 2025 mali yılı için net faiz giderleri 970 milyar dolara ulaştı ve Congressional Budget Office (CBO) bu giderlerin ilk kez 1 trilyon doları aşacağını hesapladı. Sorumlu Bir Federal Bütçe Komitesi, faiz ödemelerinin önümüzdeki yıllarda yılda 1 trilyon dolara ulaşacağını öngörüyor.

Trump’ın Tarife Politikası ve Gelir Beklentisi

Donald Trump, tarife programının borç yükünü azaltacağını savunuyor ve tarifelerin Washington için bir gelir kaynağı olduğunu belirtiyor. Vergi verileri, daha öncekinden önemli ölçüde daha fazla para getirdiğini gösteriyor; yıllık 300 ila 400 milyar dolar civarında bir gelir bekleniyor. Ancak, iyimser projeksiyonlar bile bu miktarın yıllık faiz maliyetlerinin ve toplam federal harcamaların sadece bir kısmını karşıladığını gösteriyor.

Tarife Tehditlerinden Geri Çekilme ve Yeni Taahhütler

Trump, bazı tarife tehditlerinden geri çekilmesinin ardından CBO, 800 milyar dolarlık bir bütçe açığı azalmasının ortadan kalktığını hesapladı. Aynı zamanda, yönetimin bu gelirin bir kısmını doğrudan hane halklarına, her Amerikalı için 2.000 dolarlık bir temettü olarak dağıtmayı planladığı belirtildi. Bağımsız analistler, bu taahhüdün yılda yaklaşık 600 milyar dolara mal olabileceğini ve başka bir dengeleyici unsur olmadığı takdirde açığı daha da genişletebileceğini tahmin ediyor.

Ekonomik Riskler ve Finansal Piyasaların Tepkisi

Ekonomistler, daha fazla borçlanma, yüksek faiz oranları ve yeni kalıcı taahhütlerin bir araya gelmesiyle yapısal açıkların, genel ekonomiden daha hızlı borçlanmaya yol açma riskini taşıdığını belirtiyor. Finansal piyasalar da bu durumu dikkate alıyor ve Washington’un her hafta milyarlarca dolar tutarında yeni Hazine tahvilleri çıkarması, uzun vadeli notaların ve tahvillerin getirilerinin yükselmesine neden oluyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir