Trump, Monroe Doktrini’ne gönderme yaptı: Venezuela operasyonu ve Don-roe Doktrini

Monroe Doktrini’ni Kim Formüle Etti?

Monroe Doktrini, 1823 yılında Başkan James Monroe’nun Kongre’ye yaptığı konuşmada formüle edildi. Doktrinin temel amacı, Amerika kıtasındaki bağımsız ülkelerin Avrupa’nın sömürgeciliği veya diğer müdahalelerinden korunmasıydı. Aynı zamanda, ABD’nin de Avrupa savaşlarına ve iç işlerine karışmayacağı taahhüdünü içeriyordu. Bu dönemde birçok Latin Amerika ülkesi, Avrupa imparatorluklarından yeni bağımsızlık kazanmıştı.

Venezuela ve Monroe Doktrini İlişkisi

Missouri Üniversitesi’nden tarih profesörü Jay Sexton’a göre, Venezuela tarihsel olarak Monroe Doktrini’nin çeşitli yorumları için bir gerekçe veya tetikleyici olmuştur. Özellikle 1800’lerin sonlarından Trump’ın ilk yönetimine kadar olan süreçte bu durum gözlemlenmiştir. Venezuela, geçmişte farklı yabancı güçlerle karmaşık ilişkiler yürütmüş ve ABD’nin rakipleriyle de ilişkiler kurmuştur.

Roosevelt Koroleri ve “Büyük Asası” Diplomasisi

Avrupa liderleri başlangıçta bu beyannama ile ilgilenmemiş olsalar da, Monroe Doktrini son iki yüzyılda ABD’nin Latin Amerika’daki askeri müdahalelerini meşrulaştırmak için kullanılmıştır. İlk doğrudan meydan okuma, Fransa’nın 1860’larda Meksika’ya İmparator Maximilian’ı getirmesiyle yaşanmıştır. İç savaşın sona ermesinin ardından Fransa, ABD’nin baskısı altında geri çekilmek zorunda kalmıştır.

1904 yılında Başkan Theodore Roosevelt’in, ABD’nin istikrarsız Latin Amerika ülkelerine müdahale etmesine izin verilmesi gerektiği argümanı, “Roosevelt Koroleri” olarak bilinir hale gelmiştir. Bu gerekçe, Panama’nın Kolombiya’dan ayrılmasına destek verilmesi gibi çeşitli durumlarda kullanılmıştır. Bu olay, ABD’nin Panama Kanal Bölgesi’ni güvence altına almasına yardımcı olmuştur.

Sovyet Missilleri ve Soğuk Savaş

Soğuk Savaş döneminde Monroe Doktrini, komünizme karşı bir savunma olarak kullanılmıştır. Örneğin, 1962’de Sovyetler Birliği’nin Küba’dan füze çekilmesini talep edilmesi ve Reagan yönetiminin Nikaragua’daki solcu Sandinista hükümetine karşı çıkması bu duruma örnek teşkil etmiştir.

Trump ve Monroe Doktrini: “Don-roe Doktrini” mi?

Texas Üniversitesi profesörü Gretchen Murphy, Trump’ın doktrine atıf yapmasını, Roosevelt gibi önceki başkanların da yaptığı gibi, Monroe Doktrini’ni genişletme eğilimini yansıttığını belirtmiştir. Murphy, Monroe Doktrini’nin, Latin Amerika ülkelerini Avrupa müdahalelerinden korumanın ötesinde, bu ülkelerin hükümetlerinin ABD’nin ticari ve stratejik çıkarlarına uygun davranmasını sağlamak için de kullanılabileceğini savunmuştur.

Trump, Venezuela’nın Maduro yönetimi altında bölgede yabancı düşmanlarını ağırladığına ve ABD çıkarlarına tehdit oluşturabilecek tehlikeli silahlar edindiğini iddia etmiştir. Trump, bu eylemlerin iki yüzyıldan uzun süredir devam eden Amerikan dış politikasının temel ilkelerinin açık bir ihlali olduğunu belirtmiştir. Ayrıca, yeni ulusal güvenlik stratejisi uyarınca Amerika kıtasında ABD’nin hakimiyetinin sorgulanmayacağını vurgulamıştır. “İyi komşularla, istikrarla ve enerjiyle çevrili olmak istiyoruz. Ülkemiz için ve dünya için çok önemli olan büyük bir enerjiye sahibiz. Bunu kendimiz için ve dünya için korumamız gerekiyor,” şeklinde konuşmuştur.

Trump Koroleri mi?

Trump’ın, bir ülkeyi yönetmesi durumunda “America First” politikasına uygun olup olmadığı sorulduğunda, bu durumun kendisinin Amerika kıtasındaki politikalarını nasıl şekillendireceğini gösterdiğini ifade etmiştir.

  • James Monroe: 1823’te Monroe Doktrini’ni ilan eden ABD Başkanı.
  • Nicolás Maduro: Venezuela lideri.
  • Donald Trump: Mevcut ABD Başkanı.
  • Theodore Roosevelt: Roosevelt Koroleri’ni formüle eden ABD Başkanı.
  • Jay Sexton: Tarih profesörü.
  • Gretchen Murphy: Profesör.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir