Trump Yönetimi’nin İran Saldırıları Gerekçesi Açıklamalarında Çelişkili Yaklaşımlar

Beyaz Saray, İran’a Yönelik Operasyonların Gerekçesini Belirlemede Zorluk Yaşıyor

Eski Trump yönetimi yetkilisi David Schenker, ABD’nin İran’ın nükleer kapasitesi, balistik füzeleri, vekilleri, yönetimdeki dini liderler ve İsrail gibi faktörleri gerekçe göstererek savaş ilan etme konusundaki standart uygulamasını zorlaştırdığını belirtti. Schenker, Washington Yakındoğu Politikası Enstitüsü’nde görevli bir uzman olarak yaptığı açıklamada, “Standart uygulama, harekata başlamadan önce gerekçeyi belirlemek ve tutarlı mesajlaşma sağlamaktır. Ancak bu yönetim için bu bir meydan okuma” dedi.

Nükleer Programın ‘Yok Edilmesi’ İddiaları ve Sonraki Çelişkiler

Trump yönetimi, İran’a yönelik saldırılar sonrasında nükleer programın tamamen yok edildiğini iddia etmişti. 24 Haziran 2025 tarihli Truth Social paylaşımında Trump, “İRAN’IN NÜKLEER TESİSLERİ TAMAMEN YOK EDİLDİ!” ifadesini kullanmıştı.

Ancak daha sonra İran’ın nükleer programının sadece birkaç ay geriye atıldığına dair bir istihbarat analizinin ortaya çıkması üzerine, Dışişleri Bakanı Marco Rubio 25 Haziran 2025’te Politico ile yaptığı röportajda, “Bu yanlış bir haber ve yeniden yayınlanmaması gereken bir haberdir” şeklinde bir açıklama yapmıştı.

Ayatollah Khamenei’nin Ölümü Sonrası Açıklamalar

İran Yüce Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ölümünün ardından Trump, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, “Eğer şu anda yaptığımızı yapmasaydık, nükleer bir savaş olurdu ve birçok ülke yok edilirdi. Çünkü bunlar hasta insanlardır” dedi.

Balistik Füzeler Konusunda Uyumsuz İfadeler

Rubio, 25 Şubat’ta gazetecilere yaptığı açıklamada, “İran, özellikle kısa menzilli balistik füzeleri olmak üzere çok sayıda balistik füze bulunduruyor ve bunlar ABD’yi, bölgedeki üslerimizi ve ortaklarımızı tehdit ediyor” ifadelerini kullandı.

Trump ise Pazartesi günü Beyaz Saray’da düzenlenen Madalya Şeref Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Rejim zaten Avrupa’yı ve yerel ve yurt dışındaki üslerimizi vurabilecek füzelere sahipti ve yakında güzel Amerika’mıza ulaşabilecek füzeler geliştirmiş olacaktı” dedi.

Savunma Bakanı Pete Hegseth de aynı gün Pentagon’da yaptığı brifingde, “İran, nükleer şantaj amaçlı güçlü füzeler ve insansız hava araçları inşa ediyordu” şeklinde bir açıklama yaptı.

İstihbarat Değerlendirmeleri ve İran’ın Potansiyel Saldırı Hazırlığı

ABD yönetimi yetkilileri, Pazar günü Kongre personelinden oluşan özel oturumlarda, ABD istihbaratının İran’ın ABD’ye karşı önleyici bir saldırı hazırladığına dair bir işaret göstermediğini belirtti. Yönetim yetkilileri bunun yerine İran ve vekilleri tarafından oluşturulan genel bir tehdidin söz konusu olduğunu kabul etti.

Washington merkezli Uluslararası Kriz Grubu’nun kıdemli İran analisti Naysan Rafati, “İstihbarat ve askeri değerlendirmelerin İran’ın ilk saldırısı olacağına dair bir şey göstermediği yönünde çok sayıda haber var. Benim algıma göre fırsatlar, tehditler kadar önemli bir faktör.” dedi.

İran’ın Nükleer Programı Hakkındaki Bilinmezlik

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (IAEA) İran nükleer tesislerine Haziran ayından bu yana erişim izni verilmemesi nedeniyle, programın mevcut durumu gizemini koruyor. IAEA tarafından üye ülkelere dağıtılan ve 27 Şubat’ta Associated Press tarafından görüntülenen gizli bir raporda da bu durumun altı çizildi.

İran ise o tarihten beri nükleer zenginleştirme yapmadığını belirtiyor. Ancak AP’nin analiz ettiği uydu fotoğrafları, iki tesiste yeni faaliyetler olduğunu ve İran’ın malzemeleri değerlendirmeye ve potansiyel olarak kurtarmaya çalıştığına işaret ediyor.

  • İran, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması uyarınca IAEA ile işbirliği yapmakla yükümlü.
  • Ancak İran, İsrail ile savaş başladıktan sonra tüm işbirliğini askıya aldı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir