Trump’ın NATO Yaklaşımı, İttifakı Zayıflatıyor ve Rusya’yı Teşvik Ediyor

Trump‘ın Greenland Politikası NATO’yu Sarsıyor

ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ı ele geçirme tehdidi ve NATO müttefiklerine yönelik eleştirileri, Kuzey Atlantik İttifakı‘nın (NATO) itibarını zedeleyerek uzun vadede ittifakı zayıflatıyor. Avrupa ülkeleri ve Kanada, Ukrayna’ya yardım etmek ve kendi topraklarını savunmak için milyarlarca dolar harcarken, NATO’nun birleşik güç olarak güvenilirliği ciddi şekilde sarsılmış durumda.

NATO’daki Güven Krizi

Trump’ın Grönland’ı ele geçirme tehdidi ve Afganistan’daki müttefik askerlere yönelik yaptığı eleştiriler, NATO içindeki güvenin azalmasına neden oldu. Carnegie Europe düşünce kuruluşundan Sophia Besch, Grönland krizinin raporunda, bu tür eylemlerin geri döndürülemez bir eşiği aştığını ve ittifakı zayıflattığını belirtti. Bu durum, askeri güç kullanmadan veya yaptırım uygulamadan bile NATO’nun caydırıcılık yeteneğini azaltıyor.

Rusya’nın Tepkisi ve Kaygıları

NATO’nun en büyük tehdidi olan Rusya, bu gerginlikleri yakından takip ediyor. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, “Avrupa’da büyük bir değişim yaşanıyor ve biz bunu izliyoruz” dedi. NATO’nun caydırıcılık yeteneğinin, Rusya’nın Ukrayna’nın ötesine geçmesini engellemek için NATO’nun misilleme yapacağına dair inancını sağlaması gerektiği vurgulanıyor. Ancak, mevcut durum bu inancı zayıflatıyor.

Savunma Harcamalarında Artış

ABD’nin uzun süredir düşük savunma harcamaları nedeniyle eleştirilen Avrupa ülkeleri ve Kanada, Temmuz ayında savunma harcamalarını Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’larının (GSYİH) %5’ine çıkarmayı taahhüt etti. Bu taahhüt, Trump’ın baskısını azaltmayı amaçlıyordu. Müttefikler, 2035 yılına kadar GSYİH’lerinin yaklaşık %3,5’ini savunmaya, ayrıca köprüler, hava ve deniz limanları gibi güvenlik projelerine ek olarak %1,5’ini ayıracak.

NATO Genel Sekreteri’nin Açıklaması

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bu taahhütleri NATO’nun güçlü ve askeri açıdan yetenekli olduğunu gösteren bir işaret olarak değerlendirdi. Rutte, “Temelde Donald J. Trump sayesinde NATO, hiç olmadığı kadar güçlü” ifadesini kullandı. Rutte, Trump’ın ABD’yi NATO’dan çıkarma tehdidi nedeniyle işinin önemli bir bölümünü bu tehdidi engellemekle geçirmesine rağmen, Amerikan lideriyle olan ilişkilerini öven açıklamaları bazı endişelere yol açıyor. Rutte, Grönland konusundaki anlaşmazlık hakkında konuşmaktan kaçınıyor.

NATO’nun Temel İlkeleri ve Article 5

Kuzey Atlantik İttifakı, 1949 yılında Sovyetler Birliği’nin güvenlik tehdidine karşı oluşturuldu ve caydırıcılığı, Avrupa’daki güçlü Amerikan askerlerinin varlığıyla destekleniyor. İttifak, bir müttefike yapılan saldırının tüm müttefikler tarafından karşılık görmesi gerektiği şeklindeki siyasi bir taahhüde dayanıyor – yani Article 5 olarak bilinen kolektif güvenlik garantisi. Bu, tüm 32 müttefikin topraklarının dokunulmazlığının korunmasını gerektiriyor. Trump’ın Grönland’a yönelik planları, bu ilkeyi zedeliyor, ancak Article 5, yalnızca oybirliğiyle tetiklenebildiği için iç anlaşmazlıklarda geçerli değil.

ABD Senatörlerinin Uyarısı

Demokrat Senatör Jeanne Shaheen ve Cumhuriyetçi Senatör Lisa Murkowski, New York Times’ta yayınladıkları bir makalede, “Müttefiklerimizi güçlendirmek yerine, Grönland ve NATO’ya yönelik tehditler Amerika’nın kendi çıkarlarını zayıflatıyor. Müttefiklerin topraklarını ele geçirme veya satmaya zorlama önerileri güç göstermez; bunun aksine öngörülemezliği işaret eder ve düşmanlarımıza tam olarak istedikleri şeyi verir: demokratik ittifakların kırılgan ve güvenilmez olduğunun kanıtı” şeklinde bir uyarıda bulundular.

ABD’nin Stratejik Esnekliği ve Sekreter Rubio’nun Açıklaması

Trump’ın Grönland’ı ele geçirme tehditleri öncesinde bile, Avrupa müttefikleri, kendilerine saldırı olması durumunda ABD’nin kendilerini savunup savunmayacağından emin değildi. Trump, müttefiklerin kendisini de savunmayacağını belirtmiş ve Afganistan’da birlikte savaşan ve ölen Avrupa ve Kanada askerlerinin rolünü sorgulamıştı. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Senato Dış İlişkiler Komitesi’ne yaptığı açıklamada, Trump’ın ittifakı zayıflattığı yönündeki eleştirileri reddetti. Rubio, “NATO’daki ortaklarımız ne kadar güçlüyse, Amerika Birleşik Devletleri’nin dünyanın farklı bölgelerinde kendi çıkarlarını güvence altına alma konusunda o kadar esnek olur. Bu NATO’dan vazgeçmek anlamına gelmez; bu 21. yüzyılın ve değişen bir dünyanın gerçeğidir” dedi.

Rusya’nın Caydırıcılığı ve Avrupa’nın Kaygıları

NATO’nun artan savunma harcamalarına rağmen, Moskova’nın caydırıcılığı görünüşte etkili olmuyor. Avrupa Birliği’nin dış politika başkanı Kaja Kallas, bu hafta, Rusya’nın uzun vadeli bir güvenlik tehdidi olarak kalacağının açıkça ortaya çıktığını belirtti. Siber saldırılar, kritik altyapıya sabotaj, yabancı müdahaleler ve bilgi manipülasyonu, askeri tehditler ve siyasi müdahalelerle mücadele ettiklerini ifade etti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir