Türk Sanayisi Güvenlik Çağına Uyum İçin Dönüşümde
Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) Yeni Rolü
Dönüşümün ilk adımı, Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) yeniden yapılandırılması. OSB’ler artık sadece üretim alanları olmaktan öte, teknoloji, eğitim, lojistik ve enerji altyapısıyla entegre ihtisas merkezlerine dönüşüyor. Savunma, elektronik, biyoteknoloji, batarya, kimya ve makine gibi alanlarda tematik OSB’lerin sayısı artırılıyor. Bu sayede firmalar, bilgi, tedarik ve uzman işgücünü aynı ekosistemde paylaşarak maliyetleri düşürüyor ve inovasyon hızını artırıyor.
Üretim Maliyetlerinin Yapısal Olarak İyileştirilmesi
Türk sanayisinin rekabet gücü, enerji, hammadde ve finansman maliyetlerine bağlı. Enerjide uzun vadeli ve öngörülebilir fiyatlama, maliyet şoklarını sınırlayacak. Yenilenebilir enerji yatırımları, çatı GES, depolama ve verimlilik projelerinin OSB ölçeğinde teşvik edilmesi, hem maliyet hem de karbon avantajı sağlayacak. Hammadde ve ara malında yerlileştirme, cari açığı düşürecek ve küresel tedarik şoklarına karşı koruma sağlayacak. Petrokimya, elektronik bileşenler, makine parçaları ve ilaç etken maddelerinde yerli üretimin artırılması kritik önem taşıyor.
İşgücü ve Beceri Dönüşümü
Dijitalleşen sanayi, klasik mavi yakadan ziyade mekatronik, yazılım, veri analizi ve bakım mühendisliği gibi yeni profillere ihtiyaç duyuyor. Meslek liseleri, meslek yüksekokulları ve OSB’ler arasında eşleşmelerle, sanayiye özel beceri programları oluşturulmalı ve yaşam boyu öğrenme sistemi sanayiyle bütünleştirilmelidir.
Finansmana Erişim
Sanayinin ihtiyacı sadece kredi bulmak değil, uzun vadeli, uygun maliyetli ve dönüşüm odaklı finansmana erişebilmek. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve teknoloji yatırımları için proje bazlı finansman modelleri, kalkınma bankacılığı ve sermaye piyasası daha etkin kullanılmalı.
Dijital Altyapı ve Veri Egemenliği
OSB’lerde ortak veri merkezleri, siber güvenlik altyapısı ve üretim izleme sistemleri kurulması, sanayiyi daha verimli ve güvenli kılacak. Türkiye’nin sanayi politikası, üretimi artırmanın ötesinde, güvenli, sürdürülebilir ve stratejik kılmaya odaklanmalı. İhtisaslaşmış OSB’ler, düşük maliyetli enerji, yerlileşmiş tedarik zincirleri, nitelikli işgücü ve uzun vadeli finansman, bu yeni mimarinin temel taşlarını oluşturacak. Güvenlik çağında güçlü bir ülke olmak, güçlü bir sanayiye sahip olmaktan geçiyor. ABD ve AB’nin sanayilerini güçlendirecek yasal düzenlemelere hız vermesi de bu gerçeği ortaya koyuyor. Güçlü sanayi, akıllı, dayanıklı ve bağımsız üretim demektir.
- Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir.

