TÜRKİYE’DE ÜRETIMİN BAŞARISI: AILEVI AKDENİZ ATEŞİ HASTALIGININ TEDAVISİNDE KULLANILAN İLACIN HAM…

TÜRKİYE‘DE ÜRETIMİN BAŞARISI: AILEVI AKDENİZ ATEŞİ HASTALIGININ TEDAVISİNDE KULLANILAN İLACIN HAM MADDESİ

Ailevi Akdeniz Ateşi Hastalığının Tedavisinde Kullanılan Ilacın Ham Maddesi Artık Türkiye’de Üretiliyor

İstanbul Üniversitesi liderliğinde kurulan INFLAM-IST platformu, gut, Ailevi Akdeniz Ateşi ve Behçet hastalığının tedavisinde kullanılan kolşisin ilacının ham maddesi acı çiğdem bitkisini üretirken, yeni ilaç formları da geliştiriliyor.

Prof. Dr. Ahmet Gül’ün Değerlendirmeleri

Ailevi Akdeniz Ateşi’nin tedavisi ve Türkiye’deki ilaç geliştirme çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Gül, dünyada nadir hastalıklar arasında sınıflandırılan Ailevi Akdeniz Ateşi’nin genetik bir hastalık olduğunu ve tekrarlayan iltihap ataklarına yol açtığını söyledi.

Kolşisin Ilacının Ham Maddesi

Colchicum’un 100’den fazla türünün en az yarısı Türkiye’de endemik olmasına rağmen, biz saflaştırılmış kolşisini yurt dışından temin ediyoruz. Bu ilaç yeteri dozda kullanıldığında AAA ataklarının tekrarlamasını engelleyebiliyor.

Biyolojik İlaçlar

Kolşisin ilacı yeteri dozda kullanılsa bile yüzde 5-10 civarında hastada atakları baskılamak ya da iltihabı durdurmak mümkün olmayabiliyor. Bazı hastalarda da ishal gibi yan etkiler nedeniyle istenilen doza ulaşmak mümkün olmayabiliyor.

  • İnterlökin-1’in (IL-1) sitokininin etkisini azaltan biyolojik ilaçlar kullanılıyor.
  • Kolşisin ile yeterli cevap alınamayan hastalarda doğrudan hastalığa neden olan hedefe yönelik olarak İnterlökin-1’in etkisini azaltan biyolojik ilaçların kullanıldığını anlatan Gül, dünyada halihazırda 3 ayrı biyolojik ilacın İnterlökin-1’in etkisini engelleyerek AAA hastalarında atakların tekrarlama sıklığını azaltmada, iltihap bulgularını baskılamada faydalı olduğunun gösterildiğini aktardı.

Türkiye’de Ailevi Akdeniz Ateşi tedavisi için ruhsatlı ve geri ödemesi olan ilaçlar kapsamında bulunan iki biyolojik ilacın yanı sıra her zaman için yeni ilaçlara da ihtiyacımız var. Bu kapsamda ilk insan çalışmasını Türkiye’de yaptığımız ve çok yakında da faz-2 çalışmasını tamamladığımız bir başka ilacın da ekim ayında yapılacak bir toplantıda erken dönem sonuçları duyurulacak ve faydalı etkisi de gösterildiği için faz-3 çalışmasına geçilecek.

Türkiye, hastalığın sık görüldüğü bir ülke olarak kolşisine yetersiz yanıtlı hastaların da görece daha fazla olması nedeniyle ilaç çalışmaları için özellikle tercih edilen ülkeler arasında. Şu an ruhsatlı ilaçlar dahil olmak üzere yeni geliştirilen ilaçlara da önemli katkılar veriyoruz.

New ilaçların da gündeme gelmesiyle hastaların önündeki seçeneklerin artması, belki ilaca daha kolay ulaşılması mümkün olabilecek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir