Uyuşturucu Kullanan Hekimbaşı Emir Çelebi’nin Acı Sonu
Hekimbaşı‘nın Kaderi: Uyuşturucu Bağımlılığı ve Sultan’ın Gazabı
Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Dördüncü Murad’ın hükümdarlığı sırasında yaşanan bir olay, hekimlik ve saray entrikalarının iç içe geçtiği bir dramla sonuçlandı. Hekimbaşı Emir Çelebi, sultanın hem hekimi hem de musahipliği (sohbet arkadaşı) olmasıyla sarayda önemli bir konuma gelmişti. Ancak, afyon bağımlılığı, onun sonunu getiren bir faktör oldu.
Hekimbaşı Emir Çelebi’nin Hayatı ve Konumu
Hekimbaşı Emir Çelebi, Dördüncü Murad’ın hem hekimi hem de musahipliği görevini yürütüyordu. Bu yakınlık, bazı çevrelerde rahatsızlık yaratmaya başlamıştı. Hekimbaşı’nın afyon bağımlısı olduğu haberi, sultan tarafından öğrenildiğinde olaylar zinciri başladı.
Sultan’ın Şüpheleri ve Satranç Müsabakası
Dördüncü Murad, uyuşturucu kullanımını yasaklamış ve bu alışkanlığa sahip olanları sert bir şekilde cezalandırmıştı. Hekimbaşı’nın bu yasağa rağmen afyon kullandığına dair şüpheler artarken, sultan, hekimini yakalamak için bir plan yaptı. Satranç oynamak bahanesiyle hekimbaşını yanına çağırdı ve “Efendim, sen afyon yer misin?” diye sorarak durumu test etti.
Silahdar Ağası’nın Kışkırtması
Hekimbaşı’nın saraydaki muhalifleri, özellikle Silahdar Ağası Mustafa Paşa, sultanı Emir Çelebi’ye karşı kışkırtmak için çaba gösterdiler. Silahdar Ağası, sultanın huzuruna çıkarak “Behey padişahım, hekimbaşınız tiryaki afyonunu yemeden gelmez, ağzından kokusunu gidermek ile meşguldür” diyerek sultanı etkilemeye çalıştı.
Hekimbaşı’nın Uyuşturucu Bağımlılığının Ortaya Çıkışı
Silahdar Ağası, hekimbaşının afyon kullandığını ortaya çıkarmak için adamlarından bilgi aldı. Hekimbaşı’nın hizmetkarı, “Afyonunu ben yaparım ve bir altın kabı vardır. Şalvarı içinde olan entarinin cebinde durur. Sarayda fazla kaldığı vakit, abdest bahanesiyle kalkar, o sırada keyfini tazeler” şeklinde bilgi verdi. Bu bilgi, sultanın eline geçtiğinde hekimbaşının sonu hızlandı.
Hekimbaşı’nın Ölümü ve Sultan’ın Tepkisi
Bağdat seferi hazırlıklarının yapıldığı dönemde, Dördüncü Murad, Nizib menziline geldiğinde hekimbaşını satranç oynamak için çağırdı. Silahdar Ağası, sultanı tekrar uyararak hekimbaşının afyon kullandığını belirtti. Sultan, bu iddiayı reddetti ve hekimbaşının cebini aramasını emretti. Hekimbaşı’nın cebinden afyon kutuları çıktıktan sonra sultan öfkelendi ve “Efendi bu nedir?” diye bağırdı.
Hekimbaşı, kendini savunmaya çalışarak “Padişahım, ıslah olunmuş, zararı gitmiş afyon paçasıdır” dedi. Ancak sultan, can dostunun kendisini yıllarca kandırmasına öfkelenerek, “Eğer zararı gitmiş ise ye göreyim” diyerek hekimine üçer üçer on dirhem afyonu yedirdi. Emir Çelebi, affedilmesini rica etmesine rağmen, sultanın gazabından kurtulamadı ve hayatını kaybetti.
Olayın Sonrası ve Sultan’ın Tutumu
Dördüncü Murad, tahta çıktığı günden itibaren zorbaların düzeni bozduğunu iyi bildiği için en küçük bir yanlışı en ağır biçimde cezalandırıyordu. Bu olay, sultanın otoritesini ve sert yönetim anlayışını bir kez daha gözler önüne serdi. Uyuşturucu kullanımına karşı sıfır tolerans politikası, saraydaki herkes için bir uyarı niteliği taşıyordu.
- Kaynak: Erhan Afyoncu
Haberin Diğer Kareleri







