Uzman: Teknoloji Sınıflara Girdikten Sonra Öğrenme Becerileri Azaldı

Sınav Skorlarında Düşüş ve Dijitalleşmenin Etkisi

ABD’de, özellikle Utah eyaletinde son yıllarda eğitim alanında dikkat çekici bir düşüş yaşanıyor. Ulusal Eğitim İlerleme Ölçümü (NAEP) sınav sonuçlarına göre 4. ve 8. sınıf öğrencilerinin matematik ve okuma becerilerindeki ilerleme düzeyi önemli ölçüde azalmış durumda. Bu durum, sınıflara tablet ve bilgisayar gibi dijital araçların girmesiyle örtüşüyor.

Uzman Görüşü: Dijital Yanılgı

Nörolog ve eski öğretmen Jared Cooney Horvath, bu düşüşün tesadüf olmadığını belirtiyor. Horvath, 2025 yılında yayınlanacak olan “Dijital Yanılgı: Sınıf Teknolojisi Çocuklarımızın Öğrenme Becerilerini Nasıl Zarar Veriyor ve Onlara Nasıl Yardımcı Olabiliriz?” adlı kitabının yazarı olarak, teknoloji kullanımının artışıyla öğrenme becerilerindeki gerilemenin birbiriyle ilişkili olduğunu savunuyor. Horvath, ABD Senatosu Ticaret, Bilim ve Ulaştırma Komitesi’ndeki ifadesinde, “Teknoloji okullara öğrencilerin öğrenmesini desteklemek amacıyla getirildi. Ancak bunun ters etki yaptığı görülüyor.” şeklinde konuştu.

Gen Z’nin Becerileri Düşüyor

Horvath’a göre, Gen Z (Y kuşağı) nesli modern tarihte ilk kez ebeveynlerinden daha düşük bilişsel yeteneklere sahip. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) verilerine göre dünya genelindeki 15 yaşındaki öğrencilerin sınav skorlarında düşüş gözlemlenirken, ekran başında geçirilen sürenin artmasıyla bu düşüşün de paralel olduğu tespit edildi.

Eğitim Teknolojisinin Kökenleri ve Yaygınlaşması

Eğitim teknolojilerinin (EdTech) okullara girişi 2002 yılında Maine eyaletinin bazı ilkokul ve ortaokullarda dizüstü bilgisayar programını uygulamasıyla başladı. İlk yıl 17.000 Apple dizüstü bilgisayar dağıtılırken, 2016 yılına kadar 66.000 öğrenciye tablet ve dizüstü bilgisayar ulaştırıldı. 2024 yılına gelindiğinde ise ABD genelinde okullara ekran girmesi için 30 milyar doların üzerinde harcama yapıldığı tahmin ediliyor.

Google’ın Rolü ve Chromebook’lar

Horvath, bu süreçte özellikle Google şirketinin önemli bir rol oynadığını belirtiyor. Zayıf bir başlangıç yapan Chromebook’ların (Google uygulamalarına sahip düşük maliyetli bilgisayarlar) okullara girmesiyle 2017 yılında öğrencilere gönderilen dijital cihazların yarısından fazlasını Chromebook’lar oluşturdu. Horvath, Google’un bu laptopları okullara satarak ürününün maliyetini telafi etmeye çalıştığını iddia ediyor.

Yanlış Bir Algı: Eğitimde İhtiyaç Duyulan Çözüm

Horvath, eğitim teknolojilerinin yaygınlaşmasının arkasındaki anlatının yanlış olduğunu vurguluyor. 21. yüzyılın başlarında ve ilk on beş yılında teknoloji şirketleri ile savunucular, eğitim sisteminin bozuk olduğu ve bilgisayarların bu sorunu çözebileceği yönünde bir algı yaratmaya çalıştılar. Ancak Horvath’a göre bu durum tam tersi bir etki yarattı. “Teknolojiyi reddetmekten bahsediyorum. İnsanların nasıl öğrendiğiyle uyumlu eğitim araçları kullanmak meselesidir.” şeklinde konuşan Horvath, dijitalleşmenin öğrenme ortamlarını güçlendirmek yerine zayıflattığını belirtiyor.

Gelecek Nesiller İçin Çözüm Önerileri

Horvath, gelecekteki nesillerin bilişsel becerilerini korumak ve geliştirmek için eğitimde teknolojinin bilinçli ve dikkatli bir şekilde kullanılması gerektiğini savunuyor. Öğrenme süreçlerinin insan doğasına uygun hale getirilmesi ve teknoloji kullanımının bu süreci destekleyici olması gerektiği vurgulanıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir