Whitney Port, Uzun Süren Doğurganlık Yolculuğunu Açıkça Paylaştı
Whitney Port’un Doğurganlık Yolculuğu: Açık Meçliler ve Umutlar
Modacı ve televizyon yıldızı Whitney Port, eşi Tim Rosenman ile ailesini genişletme çabaları sırasında karşılaştığı zorlukları dürüstçe anlatmaya devam ediyor. 2017’de oğulları Sonny’yi kucaklayan çift, bu zamandan beri çeşitli doğum kaybı deneyimleri yaşadı. Port, bu süreci yaşadığı sırada samimi açıklamalar yaptı ve hayranlarıyla deneyimlerini paylaştı.
İlk Hamilelik Deneyimleri ve Kayıplar
Sonny’nin doğumu sonrasında Port, bir dizi hamilelik kaybıyla karşılaştı. Ocak 2026’da Spread the Jelly dergisine verdiği bir röportajda, “Yaklaşık bir yıl sonra hamile kaldım, sonra da birer birer hamilelik kayıpları yaşadım. Hamile kalıyordum ama gebelikler tutmuyor,” şeklinde konuştu. Bu durumun ardından, bir doğurganlık uzmanına danışmaya karar verdi ve yumurta toplama, embriyo dondurma ve IVF (in vitro fertilizasyon) süreçlerine başladı.
Yardımcı Üreme Yöntemleri ve Surrogacy Deneyimi
Doğurganlık sorunlarıyla mücadele ederken Port ve Rosenman, surrogacy (vekalet yoluyla doğum) seçeneğini değerlendirdiler. Bir taşıyıcı anne bulduktan ve iki embriyo transferi gerçekleştirdikten sonra, ne yazık ki taşıyıcı annenin da bir kayıp yaşaması üzerine bu süreç de hüsranla sonuçlandı. Port, Nisan 2025’te yayınladığı With Whit podcast’inde, “Doğal yollarla çocuk sahibi olamadığımız ve birçok şeyin ters gitmesi üzerine geçen uzun bir sürecin ardından geçen yılın sonunda surrogacy yoluna karar verdik. Harika bir taşıyıcı anne bulduk ve taşıyıcı anneyle iki transfer yaptık. Her iki transfer de kayıpla sonuçlandı,” ifadelerini kullandı.
Duygusal Zorluklar ve Kimlik Arayışı
Port, Spread the Jelly dergisine yaptığı açıklamada, annelik yolculuğunun beklentilerini karşılamadığını ve tek çocuk annesi olmayı hiç düşünmediğini belirtti. “Anneliğin benim düşündüğüm gibi olmadığını düşünüyorum. Asla tek çocuk annesi olacağımı düşünmemiştim. Her zaman birden fazla çocuğum olmasını istedim. Bunu beklemiyordum ve bu benim için biraz garip oldu. Anneliği yapma kimliğim henüz tam olarak oturmadı çünkü kendimi eksik hissediyorum. Gerçekten kendimi eksik hissediyorum,” diye ekledi. Ayrıca, Sonny’i dünyaya getirmesine rağmen, ikinci bir çocuk sahibi olma mücadelesinin kendisini güvensiz hissettirdiğini de itiraf etti.
Taşıyıcı Anne Kullanma Konusundaki Duyguları
Port, ikinci bir çocuk sahibi olmak için taşıyıcı anne kullanma konusunda başlangıçta çekinceleri olduğunu ve kendisini yeterli hissetmediğini belirtti. “Her şeyi yaptığımı düşünmedim, bu yüzden o seçeneğe layık olmadığımı hissettim. Bir süre bu fikri reddettim,” dedi. Daha sonra, taşıyıcı anne kullanan ve benzer deneyimler yaşayan insanlarla konuşarak, durumu yeniden değerlendirdi ve “Gücümü geri aldım ve altı yıldır denemeye devam ettikten sonra vücudumu bu işkenceye sokmamak için bir ayrıcalık olarak gördüm. 41 yaşındaydım ve kendimi kaybediyordum,” şeklinde konuştu.
Yumurta Toplama Sürecindeki Zorluklar
Ağustos 2024’te Instagram’da yaptığı paylaşımda, yumurta toplama sürecinden geçerken yaşadığı duygusal zorluklara dikkat çekti. “Fiziksel rahatsızlık (şişkinlik, morarma, şişme, ağırlık) değil, duygusal rahatsızlık… Hormonlar beni yönetilemez hissettiriyor, her şeyin en kötü olduğu gibi hissettiriyor. Ayrıca kaliteli yumurtalar elde edip etmeyeceğimi ve bunun ne için olacağını merak ediyorum. Korkuyorum. Enerjim yok ve eş, anne, kardeş, arkadaş, iş arkadaşı olarak olması gerektiği gibi davranamıyorum,” ifadelerini kullandı.
Umut ve Gelecek Planları
Whitney Port, doğurganlık yolculuğunda karşılaştığı zorluklara rağmen umudunu koruyor ve Sonny’e bir kardeş getirme arzusundan vazgeçmiyor. Bu süreçte açık iletişim kurarak ve destek alarak, geleceğe yönelik planlarını şekillendirmeye devam ediyor.
- Olay Tarihi: Şubat 3, 2026
- Konu: Whitney Port’un doğurganlık yolculuğu
- Yer: Los Angeles, Kaliforniya

