Yapay Zeka Hışı, Bir Balon mu? Tarih Dersleri Neler Söylüyor?
Yapay Zeka Hışı ve Yatırımcı Endişeleri
Yapay zeka (YZ) teknolojilerindeki hızlı gelişmeler, hisse senedi piyasalarını yeni zirvelere taşırken, yatırımcılar geçmişte yaşanan finansal balonların tekrarı endişesiyle hareket ediyor. S&P 500 Endeksi, 2025’te %16’lık bir artış gösterdi ve bu artışta Nvidia, Alphabet, Broadcom ve Microsoft gibi YZ alanındaki şirketlerin önemli katkısı oldu. Ancak, büyük teknoloji şirketlerinin YZ altyapısı için ayırdığı yüz milyarlarca dolarlık yatırımın sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri ortaya çıkıyor.
Devasa Yatırımlar ve Endişeler
Microsoft, Alphabet, Amazon ve Meta gibi şirketlerin birleşik sermaye harcamalarının önümüzdeki yıl %34 artışla yaklaşık 440 milyar dolara ulaşması bekleniyor. OpenAI ise kârlı olmayan bir şirket olmasına rağmen, YZ altyapısı için 1 trilyon doların üzerinde bir yatırım yapmayı taahhüt etti. Bu durum, OpenAI ve halka açık teknoloji devleri arasında gidip gelen yatırım ve harcama döngüleri nedeniyle endişeleri daha da artırıyor.
Tarihsel Paralellikler
Invesco’nun küresel pazar stratejisti Brian Levitt, demiryolları, elektrik ve internet gibi toplumu dönüştüren teknolojik gelişmelerin olduğu dönemlerde aşırı yatırımın yaygın bir durum olduğunu belirtiyor. Levitt’e göre, bu durum YZ alanındaki yatırımlar için de geçerli olabilir. Altyapı inşaatı, kısa bir süre içinde ekonominin ihtiyaç duyacağından daha fazla olabilir. Ancak, demiryolu hatlarının tamamlanmadığı veya internetin ortaya çıkmadığı anlamına gelmez.
Risk Faktörleri ve Piyasaların Durumu
Hisse senedi değerlemelerinin yükselmesi ve S&P 500’ün son üç yılda arka arkaya çift haneli yüzdelik artışlar göstermesi, yatırımcıların ne kadar yükseliş potansiyeli kaldığını ve YZ beklentilerini karşılamaması durumunda ne kadar piyasa değerinin kaybedilebileceği konusunda endişelenmelerine neden oluyor. Nvidia, Microsoft, Alphabet, Amazon, Broadcom ve Meta gibi şirketler, S&P 500’ün yaklaşık %30’unu oluşturuyor, bu nedenle bir YZ satış dalgası endeksi olumsuz etkileyebilir.
Geçmiş Balonlarla Karşılaştırma
Bank of America stratejisti Michael Hartnett’e göre, dünya çapında 1900’den beri incelenen 10 adet hisse senedi balonunun ortalama süresi 2,5 yıldan biraz uzun ve zirveye ulaşma oranı %244’tür. Mevcut YZ odaklı ralli ise üçüncü yılında bulunuyor ve S&P 500 %79, Nasdaq 100 ise %130 artış gösterdi. Hartnett, yatırımcıların piyasada balon olup olmadığına dair şüpheleri olsa bile, piyasadan kaçmamaları gerektiğini, çünkü rallinin son kısmı genellikle en dik olan kısım olduğunu ve bu fırsatı kaçırmanın maliyetli olabileceğini belirtiyor.
Riskten Korunma Yolları
Hartnett, riskten korunmak için İngiltere hisse senetleri ve enerji şirketleri gibi değer odaklı yatırımlara yönelmenin bir yol olabileceğini öneriyor.
Şirket Konsantrasyonu
S&P 500’ün en büyük 10 şirketinin, endeksin yaklaşık %40’ını oluşturması, 1960’lardan beri görülmemiş bir şirket konsantrasyonu anlamına geliyor. Bu durum, Wall Street araştırması veteranı Ed Yardeni gibi bazı yatırımcıları endişelendirmiş ve teknoloji hisselerini aşırı değerlendirmeyi artık mantıklı bulmadığını belirtmiştir. Ancak, Londra İdari Okulu profesörü Paul Marsh’a göre, bu konsantrasyon son yıllara kıyasla aşırı görünse de, 1930’lar ve 1960’lar gibi dönemlerde de benzer durumlar yaşanmıştır. 1900 yılında ABD pazarının değerinin %63’ü demiryolu hisselerine bağlıyken, 2024’ün sonunda bu oran teknoloji şirketleri için %37’ye düşmüştür.
Temel Analiz ve Değerlendirme
TS Lombard ekonomisti Dario Perkins’e göre, varlık balonlarını gerçek zamanlı olarak tespit etmek zordur çünkü temeller genellikle tartışma konusudur ve yatırımcıların odaklandığı metrikler değişkenlik gösterebilir. Perkins, teknoloji meraklılarının “bu sefer farklı” söylemini savunabilmelerine rağmen, bazı temel faktörlerin her zaman önemli olduğunu vurguluyor. Örneğin, günümüzün YZ devleri, dot-com balonu dönemindeki WorldCom gibi şirketlere kıyasla daha düşük borç/kar oranlarına sahip. Nvidia ve Meta gibi şirketler de YZ’den güçlü kar artışları bildiriyor, bu durum 25 yıl önceki spekülatif dönemde her zaman görülmüyordu.
Borç Riski ve Piyasa Tepkileri
Oracle’ın 24 Eylül’de 18 milyar dolarlık tahvil satışı yapmasının ardından hisse senedinin %5,6 düşmesi ve o tarihten sonra %37’lik bir düşüş yaşaması, YZ ticaretindeki kredi riskine ilişkin endişeleri artırmıştır. Meta, Alphabet ve Oracle’ın 2026 yılında tek başına 86 milyar dolar toplamasının önünde bir engel olmadığı düşünülüyor.
- Kaynak: Bloomberg

