Yapay Zeka Kool-Aid’i Genetik Irkçılığı Andırıyor: Yeni Belgesel Tarihi İnceleyerek Uyarıda Bulun…

Yapay Zeka “Kool-Aid’i” Genetik Irkçılığı Andırıyor: Yeni Belgesel Tarihi İnceleyerek Uyarıda Bulunuyor

Yapay Zekanın Karanlık Kökenleri Ortaya Çıkarılıyor

21 Mart 2026’da yayınlanan yeni bir belgeselde, yapay zeka teknolojisinin gelişiminin tarihsel köklerinin ve potansiyel tehlikelerinin altını çiziliyor. “Ghost in the Machine” adlı belgeselin yönetmeni Valerie Veatch, yapay zekanın günümüzdeki durumunu anlamak için ırk bilimi gibi kavramlara dikkat çekiyor.

Yapay Zeka Heyecanı ve Beklenmedik Sonuçlar

Yönetmen Valerie Veatch, OpenAI’nin Sora metinden videoya dönüştürme yapay zeka modelinin ilk tanıtımında birçok kişinin olduğu gibi kendisinin de merak uyandığını belirtiyor. “Teknolojiyi tam olarak anlamasam da ne yapabileceği konusunda meraklıydım ve diğer sanatçıların yeni AI kreasyonlarını paylaşmak için online topluluklar oluşturduğunu gördüm.” Ancak, bu heyecan yerini hayal kırıklığına dönüştürdü. Veatch, yapay zekanın ırkçı ve cinsiyetçi imgeler üretme sıklığı karşısında şok oldu. Ayrıca, diğer yapay zeka meraklılarının bu durumdan rahatsız olmaması da onu daha da endişelendirdi.

Belgeselin Amacı: Tarihi Anlamak ve Hype’ı Aşmak

Veatch, bu deneyimler onu “Ghost in the Machine” belgeselini yapmaya yöneltti. Belgesel, yapay zekanın potansiyel faydalarından ziyade, teknolojinin temellerini oluşturan düşünce okulları ve teknolojileri inceliyor. Yönetmen, belgeselin amacını şöyle açıklıyor: “Yapay zekanın kökenlerini kronikleştirmek, insanların şu anda içinde bulunduğumuz sektör hype döngüsünü net bir şekilde görmelerini sağlamak istiyorum.”

“Yapay Zeka” Tanımının Yanıltıcılığı ve Kökenleri

Belgesel, “yapay zeka” teriminin anlamını sorguluyor. Veatch, “’Yapay zeka’ demek için öncelikle o ifadenin ne anlama geldiğini bilmek zorundayız. Gerçekte hiçbir şey ifade etmiyor; her zaman bir pazarlama terimi oldu. Tamamen yanıltıcı, aptalca bir ifade ve kültürel anlam kazandı. Kullandığımız kelimelere ve bu kelimelerin anlamına gerçekten dikkat etmek çok önemli.” diyor.

Eugenik Hareketiyle Bağlantı

“Ghost in the Machine”, yapay zekanın kökenlerinin 1956’da bilgisayar bilimcisi John McCarthy tarafından “yapay zeka” teriminin icadıyla başlamadığına, bunun yerine Viktorya dönemine uzandığına dikkat çekiyor. Charles Darwin’in kuzeni Francis Galton, eugenik hareketin öncülerindendi ve bu hareket, insanlığın “inferior” (yani beyaz olmayan) ırkların sistematik olarak ortadan kaldırılması yoluyla iyileştirilebileceği racist bir inanca dayanıyordu. Veatch, röportajında Galton’un önemli akademik katkıları olmasına rağmen, onun derin ırkçı inançlarının o dönemin sosyal bilimlerini nasıl etkilediğini görmezden gelmemenin önemini vurguluyor.

Multidimensiyonel Modellemenin Rolü

Francis Galton ve Karl Pearson gibi eugenik düşünürler, erken dönem bilgisayar makinelerinin geliştirilmesine doğrudan dahil olmasalar da, multidimensiyonel modelleme alanındaki çalışmaları yapay zekanın temellerini atmış olabilir. Belgesel, bu bağlantıları inceleyerek yapay zeka teknolojisinin gelişimindeki karmaşık ve tartışmalı tarihsel süreçleri aydınlatmayı amaçlıyor.

Haberin Diğer Kareleri

Algoritmalarla körü körüne ilerlemek, geçmişin hatalarını tekrarlamak olabilir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir