Yapay Zeka Veri Merkezleri Doğal Gaz Projelerini Canlandırdı

Yapay Zeka Veri Merkezleri Enerji Talebini Artırıyor

Amerika Birleşik Devletleri, yapay zeka (YZ) veri merkezlerinin artan enerji talebini karşılamak için yeni doğal gaz santrallerinin inşasında öncülük ediyor. Bu durum, küresel olarak yeni gaz projelerinde bir artışa neden olurken, aynı zamanda sera gazı emisyonlarını da yükseltme potansiyeli taşıyor. Küresel Enerji İzleme Örgütü’nün (GEM) raporuna göre, 2025 yılında dünya genelinde doğal gazla elektrik üretimi %31 oranında arttı. Bu artışın neredeyse dörtte biri Amerika Birleşik Devletleri’ne denk geliyor ve ülke, bu alanda Çin’i geride bıraktı.

Veri Merkezlerinin Yükselişi ve Doğal Gaz Talebi

Yapay zeka uygulamaları için daha güçlü donanımların veri merkezlerine entegre edilmesi, elektrik talebinin önemli ölçüde artmasına yol açtı. GEM’in analizine göre, bu büyümeyle ilgili olarak, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki doğal gaz kullanımının üçte biri doğrudan veri merkezlerini beslemek için ayrılacak. Bu durum, temiz enerji kaynaklarına geçiş çabalarını yavaşlatıyor ve gelecekteki emisyonları kilitleyerek varlıkların değer kaybetmesine neden olabilir.

GEM’in Proje Yöneticisi Jenny Martos, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bu kapasitenin, yapay zekadan beklenen elektrik talebi gerçekleşmezse, gelecekteki emisyonları kilitleyerek ‘kilitli varlık’ haline gelme riski bulunuyor” dedi.

2026 Yılı: Doğal Gaz Rekorları

2026 yılı, doğal gaz üretimi açısından rekor kıracak bir yıl olma yolunda ilerliyor. Bu yıl planlanan projelerin tamamı hayata geçerse, 2002’de belirlenen rekorun bile önüne geçilmesi bekleniyor. Bu durum, 2000’li yılların başında Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşanan “kırılgan gaz devrimi” olarak adlandırılan, frackleme (hidrolik kırma) yöntemiyle daha önce ulaşılamayan doğal gaz rezervlerinin açığa çıkarıldığı dönemi bile geride bırakıyor.

Çevresel Etkiler ve Paris Anlaşması

Doğal gaz, kömüre kıyasla daha ucuz bir enerji kaynağı olmasına ve daha az karbon emisyonu üretmesine rağmen, doğal gaz üretiminin metan salınımına neden olduğu unutulmamalıdır. Metan, karbondioksitten daha güçlü bir sera gazıdır.

Bu durum, küresel iklim hedeflerinden önemli bir sapmayı temsil ediyor. Birkaç yıl önce, dünyanın her ülkesi – en büyük sera gazı emisyonu üretenler olan Çin ve Amerika Birleşik Devletleri de dahil – küresel ısınmayı sınırlandırmayı amaçlayan tarihi bir anlaşmaya (Paris Anlaşması) imza atmıştı. Ancak, Başkan Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri’ni Paris Anlaşması’ndan çekmiş ve 2025 yılında, Biden yönetimi döneminde iki yıl boyunca düşüş gösteren sera gazı emisyonları tekrar yükselmiştir.

Trump Yönetimi ve Fosil Yakıt Politikaları

Başkan Donald Trump, iklim değişikliği araştırmalarını bastırmaya ve sera gazı emisyonlarını azaltma çabalarını engellemeye yönelik politikalar izlemiş, bunun yerine petrol, doğal gaz ve kömüre olan bağımlılığı artırmaya odaklanmıştır. Trump’ın “Yapay Zeka Eylem Planı”, veri merkezleri için yeni fosil yakıt altyapısının inşasını hızlandırmayı önceliklendiriyor.

  • GEM Raporuna Göre: Amerika Birleşik Devletleri, geliştirilmekte olan doğal gaz kapasitesini geçen yıl neredeyse üç katına çıkardı.
  • Paris Anlaşması: Küresel ısınmayı sınırlandırmayı amaçlayan uluslararası anlaşma.
  • Frackleme (Hidrolik Kırma): Doğal gaz rezervlerine ulaşmak için kullanılan bir yöntem.

Haberin Diğer Kareleri

Yapay zeka, enerji ihtiyacını tetikliyor, gaz santralleri yükseliyor
Yapay zeka, enerji ihtiyacını tetikliyor, gaz santralleri yükseliyor

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir