Yellen, ABD’nin 38 Trilyon Dolarlık Borcunu Uyardı: Roma İmparatorluğu Paralel Çizgisi

ABD’nin Borç Yükü Alarm Veriyor

Eski ABD Merkez Bankası Başkanı Janet Yellen, ülkenin 38 trilyon dolarlık milli borcunun, ekonomistler arasında uzun süredir endişe yaratan bir “kırmızı çizgiye” yaklaştığını belirtti. Yellen, benzer bir durumun 2000 yıl önce Roma İmparatorluğu’nda da yaşandığını ve bu durumun dikkatle ele alınması gerektiğini vurguladı.

Roma İmparatorluğu’nun Çözümü ve “Değersizleştirme”

Roma İmparatorluğu, artan mali yükümlülükleri ve sınırlı vergi gelirleriyle karşı karşıya kalmış, bu sorunu çözmek için “değersizleştirme” politikası uygulamıştı. Bu politika, madeni paraların gümüş oranını kademeli olarak azaltarak, metalin değerini sembolik hale getirmeyi amaçlıyordu. Yellen, modern dünyada benzer bir durumun yaşanabileceği konusunda uyarıda bulundu.

“Mali Hakimiyet” Riski ve Ekonomik Model

Yellen’e göre, ABD’nin borç/GSYİH oranının 2026’da %120’ye ulaşmasıyla birlikte “mali hakimiyet” riski artıyor. Mali hakimiyet, finansman ihtiyaçlarının merkez bankasının enflasyonla mücadele yeteneğini kısıtladığı bir durumu ifade ediyor. Ekonomistler, durumu bir otomobil ve fren analojisiyle açıklıyor: Hazine Bakanlığı, otomobilin şoförü gibi harcamalar yaparken, Merkez Bankası fren pedalını basarak enflasyonu kontrol etmeye çalışıyor. Ancak 38 trilyon dolarlık bir römorku çeken otomobilin frenleri, aşırı yük nedeniyle patlama riski taşıyor. Bu nedenle Merkez Bankası, hükümetin borç faiz ödemelerinin çok yüksek hale gelmesini önlemek için freni bırakmak zorunda kalabiliyor ve bu durum hiperenflasyona yol açabiliyor.

“Hamilton Normu”nun Ölümü ve Sürekli Hediye Algısı

Virginia Üniversitesi profesörü Eric Leeper, ABD’nin tarih boyunca “Hamilton Normu” olarak bilinen, borçların gelecekteki vergi fazlalarıyla finanse edileceği varsayımına dayalı bir sistemle çalıştığını belirtti. Leeper, bu normun 2020’de sona erdiğini savunuyor. Trump yönetiminin pandemi teşvik paketlerine imza atarak, bu paketlerin bir “hediye” olarak sunulduğunu ve bunun da borcun bir IOU (ödenecek borç) olarak değil, sürekli bir gelir olarak algılanmasına yol açtığını söylüyor.

Yellen’ın Rolü ve Eleştiriler

Leeper, Janet Yellen’ın da Hazine Bakanı olarak görev yaptığı dönemde, Kongre’ye “büyük ölçekli” bir müdahale çağrısında bulunarak mevcut durumu daha da kötüleştirdiğini iddia ediyor. Yellen’ın aynı zamanda enflasyonu kontrol etmek için Merkez Bankası’nın araçlarına sahip olduğunu söylemesi, mali hakimiyet konusundaki bilgisizliğini gösteriyor. Leeper, 2008 finansal krizinin ardından Obama yönetiminin, beş gün içinde bütçe açığını azaltma planları açıklamasına dikkat çekerek, son dönemdeki yönetimlerin borcu sürekli bir para arzı artışı olarak görmeye başladığını belirtiyor.

Faiz Oranları ve Paradoks

Yüksek milli borç yüzdesi nedeniyle, faiz oranlarındaki artışın geleneksel ekonomik anlayışla çeliştiğini savunuluyor. Normalde faiz oranlarındaki artış, harcamaları azaltarak ekonomiyi soğutmayı amaçlar. Ancak borç yükünün çok yüksek olduğu durumlarda, yüksek faiz oranları aksine bir etki yaratarak ekonomiyi hızlandırabiliyor. Çünkü hükümetin ödemek zorunda olduğu faizler, doğrudan özel sektöre nakit akışı sağlıyor.

  • Janet Yellen: Eski ABD Merkez Bankası Başkanı.
  • Eric Leeper: Virginia Üniversitesi profesörü ve eski Federal Rezerv ekonomisti.
  • Hamilton Normu: ABD’de borçların gelecekteki vergi fazlalarıyla finanse edileceği varsayımına dayalı sistem.
  • Mali Hakimiyet: Finansman ihtiyaçlarının merkez bankasının enflasyonla mücadele yeteneğini kısıtladığı durum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir